Divan Edebiyatı 14.yy - Azeri
Nesimî
Hayatı: Sufî bir Türk şairi olan Nesimî’nin hayatı hakkında çok az bir bilgi vardır. Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen şair, 1408’den önce Halep’te derisi yüzülerek öldürülmüştür.
XIV. yüzyılın son yıllarında Irak, Azerbaycan, Kuzey İran ve Anadolu sahalarında sür’atle yayılan Hurûfîlik’in kurucusu Esterâbâdlı Fazlullah Hurûfî (1339-1393)’ye intisâbetmiştir. Hurûfî tarîkatine mensub ve huruf bilgisine vâkıftır. Hurûfîliğin İran ve Anadolu Türkleri arasında yayılışında, büyük bir rol oynamış gezgin bir şairdir. Nesimî, özellikle Bektaşîler ile vahdet-i vücûd kurallarını benimseyen sufîler tarafından büyük bir sofu olarak kabul edilmiş, hakkında bir çok menkıbe meydana getirilmiştir. Bunlar arasında onun, yüzen derisini sırtlayıp Halep’in on iki kapısından çıkarak sır olduğu menkıbesi de vardır. Menkıbeleri, Horasan ve Maveraünnehir’e kadar yayılmıştır.
Edebî kişiliği
Azerî edebiyatının XIV. Yüzyıldaki en büyük şahsiyet, tesirinin genişliği ve devamlılığı bakımından Türk edebiyatının en büyük temsilcilerindendir.
Şiirde büyük bir güç gösteren Nesimî, Farsça ve özellikle Türkçe şiirler yazmıştır. Şiirlerinde çoğu kez kendi inancını dile getirmiştir. Buna rağmen, din dışı ve âşıkâne gazelleri de vardır.
İran şairlerini iyi tanıyan iyi tanıyan şair, özellikle tasavvuf edebiyatında sürekli etkiler yapmıştır. Anadolu Türkçesine yabancı olmayan Nesimî, Osmanlı şiiri üzerinde derin izler bırakmıştır. Habibî, Hataî ve Fuzulî de dahil olmak üzere, bütün Azerî şairleri iki asra yakın bir zaman onun etkisi altında kalmıştır. XV.-XVI. Yüzyıllarda bir çok Azerî ve Osmanlı şairinin Hurûfîliği kabul etmelerinde Nesimî’nin büyük etkisi olduğu gibi, Fuzûlî’de bile duygu ve anlatım bakımından onun etkisi gözden kaçmaz.
Kaynak: SOYSAL, M. Orhan, Eski Türk Edebiyatı Metinleri, Millî Eğitim Basımevi, Ankara, 2002.
Şiirleri:
Yüzün cennetdir ey rûh-ı musavver (gazel)
Tâ kıldı tecellî bu benim gönlüme Allâh (müstezad)
Bulmışum Hakk’ı ene’l-hak söylerim (tuyuğ)
Merhabâ hoş geldin ey rûh-ı revânım merhabâ (gazel)
Ey nesîm-i subh-dem bi’llâh ki yârin hoş mıdur (gazel)
Âyet-i Seb’a’l-mesânîdir yüzün (tuyuğ)
Düşmişem bî-yâr İlâhî kimse bî-yâr olmasın (gazel)
Allâhu ekber ey sanem hüsnünde hayrân olmuşum (gazel)
Yüzünü sûret-i Rahmân okurlar (gazel)
Cânımın cânânesisin ey habîb (tuyuğ)
|