Biz ki hâl-i dili bin derd ile izhâr iderüz
Şair: Cevrî
Türü: gazel
Başlık: Biz ki hâl-i dili bin derd ile izhâr iderüz
Şiir:
Biz ki hâl-i dili bin derd ile izhâr iderüz
Gamzeni muztarib ü çeşmüni bîmâr iderüz
Söyledürse bize efsâne-i dilden gamzen
Çeşm-i mestâne-i pür-hâbunı bîdâr iderüz
Çeşm-i mestünle olan zevkümüzi bildürsek
Zühdi sâgar-be-kef-i kûçe-i hammâr iderüz
Eylesek keş-me-keş-i turra-i pür-tâbunı yâd
Aklı teb-lerze-i sevdâya giriftâr iderüz
Neşve-i mesti-i câm-ı lebüni nakl itsek
Aşkı hem-meşreb-i uşşâk-ı heves-kâr iderüz
Bizi eylerse gubâr-ı hat-ı la'lün hayrân
Cür'a-dân-ı kadehi mehzen-i esrâr iderüz
Dil-i Cevrî gibi itsek heves-i bezm-i cünûn
Bâdemüz hikmet ü sâkîmüzi hüş-yâr iderüz
Açıklama: ''Anlamı'':
1- Biz, gönlün halini bin dert ile göstererek, gamzeni kederli, gözünü hasta ederiz.
2- Gamzen bize gönlün efsanesinden söz ettirirse, uykuyla dolu sarhoş gözünü uyutmayız.
3- Sarhoş gözünle olan zevkimizi bildirirsek, zahidi elde kadeh meyhanecinin sokağına (düşürürüz).
4- Kıvrım kıvrım kâkülünün çekişmesini (karışıklığını)anarsak; aklı sevda sıtmasının titremesine uğratırız.
5- Dudağının kadehinin (verdiği) sarhoşluğun neşesini anlatsak; aşkı, hevesli âşıkların rkadaşı yaparız.
6- Kırmızı (dudağının) tüylerinin tozu bizi hayran ederse, kadehin dibinde kalan şarap artıklarının döküldüğü kabı, sırların mahzeni yaparız.
7- Cevrî'nin gönlü gibi, delilik meclisine heves etsek, şarabımızı hikmet ve sakimizi de akıllı(bir kişi) yaparız.
''Vezni'': fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilün
|