Abonem.COM Forumları  - Müzik, Kültür Sanat, Atatürk, Sağlık, Aşk, İslam, Güvenlik, Oyun, Spor, Donanım  

Geri git   Abonem.COM Forumları - Müzik, Kültür Sanat, Atatürk, Sağlık, Aşk, İslam, Güvenlik, Oyun, Spor, Donanım > Dini Bilgiler > Dini Bilgiler Ve İnsan
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Dini Bilgiler Ve İnsan Dinimizin güncel hayata etkisi ve çağımızda İslam üzerine yorumlar...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 04-07-2006, 15:15
Blck_Hckr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Moderator
 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nerden: Erzurumluyuz yoktur İnkarımız Askere Gitti Delikanlınız.
Mesajlar: 611
Tecrübe Puanı: 884
Blck_Hckr Rakip tanımaz!!!Blck_Hckr Rakip tanımaz!!!Blck_Hckr Rakip tanımaz!!!Blck_Hckr Rakip tanımaz!!!Blck_Hckr Rakip tanımaz!!!Blck_Hckr Rakip tanımaz!!!Blck_Hckr Rakip tanımaz!!!Blck_Hckr Rakip tanımaz!!!Blck_Hckr Rakip tanımaz!!!Blck_Hckr Rakip tanımaz!!!Blck_Hckr Rakip tanımaz!!!
Blck_Hckr - İCQ üzeri Mesaj gönder Blck_Hckr - MSN üzeri Mesaj gönder Blck_Hckr - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Ölümden neden korkarız


ÖLÜMDEN NEDEN KORKARIZ?


Ölümü hatırlayan, istikbalini düşünen insanlar, oraya gitmeden tedbir alır, hazırlık yaparlar. Ta ki, varınca orasını harap görmesin, mamur bir yer olarak bulsunlar.
Nitekim biri Resuli Ekrem Efendimize (a.s.m.) gelip sorar:

"Yâ Resuİallah, nedense ölümü hiç sevemiyorum. Ondan hep ürküyorum, Âhirete ciddi bir meyil duyamıyorum!"

Şöyle buyurur: (a.s.m.)

"Malın var mı?"

"Evet var."

"Öyle ise ondan âhiret için harca. Göreceksin ki, oraya ilgi duyacak, meyil hissedeceksin."

Bundan sonra da şöyle buyurur:

"Çünkü insan, malının bulunduğu yerden ayrılmak istemez. Senin malın ise hep buradadır. Oraya hiç göndermemişsin."

Bundan olacak ki, Süleyman bin Abdülmelik:

"Âhirete hiç meyil duymuyorum, acep nedendir?" diye soran birine şöyle cevap vermiştir:

"Hep dünyamızı tamir ediyoruz, âhiretimizi ise harap bırakıyoruz ondan. İnsan mamur ettiği yerde kalmayı ister, harap bırakıyoruz ondan. İnsan mamur ettiği yerden kalmayı ister, harap bıraktığı yere gitmeyi arzulamaz!"

Anlaşılan odur ki, kendimizi kontrol etmek kendi elimizdedir. Şayet âhiret için içimizde bir meyil duyamıyorsak, bunun mânâsı açıktır. Malımızı hep buraya yığıyor, oraya bir şey gönderemiyoruz. Burası mamur, orası harap... İnsan ise harap ettiği yere gitmeyi arzulamaz. İmar ettiği yerde kalmayı ister.

Öyle ise malımızı önceden oraya öylesine göndermeliyiz ki, içimizdeki meyil oraya kaymalı, oradaki malımızın yanına gitme hissini duymalıyız.

İşte hayatı böyle gören İslâm âlimi Senl bin Abdullah'a birileri itiraz mahiyetinde sual sorar ve derler ki:

"Sen elinde, avucunda ne varsa hep İslama hizmet için harcıyor, bir şey bırakmıyorsun. Halbuki sen yaşlı bir adamsın. Bunlara ihtiyacın var!"

Şöyle cevap verir Sehl:

"İyi ya, ben de yaşlılığımın gereğini yapıyorum. Ben artık yola çıkmış kimseyim. Akıllı yolcular mallarını bulundukları yere bırakmazlar, belki gidecekleri yere götürürler. Ben de öyle yapıyorum. Buraya değil, oraya gönderiyorum. Bunun yanlış görülecek nesi var? Akıllılık gereğidir bu."

Büyüklerin hayat anlayışlarını okumak, üzerinde düşünmek ne güzel...

İnsan kendi dünyasına işaretler bulur, kendi hayatına örnekler alır. Kendi çapında varacağı yer için bir imar ve inşa hareketine girer.

Tabii fırsatlar kaçmadan, imkânlar uçmadan. Zamanı da geçmeden...

İki zihniyetten örnekler

Ülkemizde şöyle böyle bir asırdır uygulanan zihniyet neslini yetiştirmiş, örneğini de bizlere sunmuştur. Şu anda üst kademedeki yöneticilerin çoğu, idarî makamdakilerin hemen ekseriyeti belli zihniyetin yetiştirilmeleridir. Bakıyoruz yetiştirilen bu nesille geldiğimiz yere; rüşvet, su-i istimal irtikap... İtibar edilecek ne politika büyüğü kalmış, ne bürokrat örneği mevcut... Kazara bir yerden bir iğne ucu kadar delik açılsa çorap söküğü gibi hırsızlıklar, rüşvetler, devletin malını çalıp çırpmalar başını alıp gidiyor ve bu utanç verici manzarayı bizler millet olarak tiksinti ile seyrediyoruz. Ne var ki zihniyetin savunucularında böyle bir utanma yok. Hele politikacı uzantılarında hiç... Onlar yine rüşveti haram sayan inanca karşı dimdik ayaktalar. Yine dine, imana İslâm'a karşı yabancı haldeler. Buldukları her fırsatı milletin maneviyatı aleyhine kullanmaya çalışıyor, bunca utanç verici örneklerden hiç utanma payı almıyorlar. Biz bunların şu perişan örneklerini görünce yine İslâmın yetiştirdiklerine dönüyor, millete, memlekete ne türlü örnekler verdiklerini ibret ve sevgi ile hatırlıyoruz. İsterseniz bir örnek arzedeyim de gözümüz gönlümüz açılsın, bu kirli zihniyetin etkisinden birazcık olsun kurtulmuş olalım.

Bağdat'ın büyük âlimi Seriyüssakatî vaaz etmektedir. Söyledikleri şunlar:

"Rüşvet, alanı Cehenneme götürür, vereni ise Cennette bırakmaz. Çünkü rüşvet alan kendini düşünen haramzadedir. Sadece kendini düşünen ise Resulûllahın (a.s.m.) ümmetinden değildir. Efendimiz (a.s.m.), 'Kim sadece kendini düşünür de halkın sıkıntısına gözünü gönlünü kaparsa o bizden değildir' buyurmuştur."

İşte bu sırada biri büyük âlimin yanına yaklaşır, kulağına eğilerek fısıldar: "Hocam, Bağdat çarşısında büyük bir yangın çıktı, bütün dükkânları yakıp kül etti, ama üzülmeyin sizinkine bir şey olmadı."

Burada Seriy'in dilinden bir cümle dökülür. "Elhamdülillah demek benim dükkanım yangından kurtuldu," Ama çok sürmez, kendine gelen hoca efendi toparlanır, başlar tevbe, istiğfar. Bu tevbe istiğfar tam otuz yıl devam eder. Birgün kendisine sorarlar:

"Nedir bunca tevbe, istiğfar? Bilmediğimiz bir günahınız mı var ki sürekli tevbe istiğfardasınız?"

"Evet ben bir defa 'Elhamdülillah' dedim, tam otuz yıldır onun affı için tevbe, istiğfar ediyorum."

Dinleyenler iyice şaşırırlar. O, şöyle izah eder:

"Bağdat çarşısı yandığında benim dükkânımın kurtuluduğunu duyunca 'Elhamdülillah' demiştim. Müslümanların ziyanını düşünmemiş, sadece kendi menfaatimi esas almıştım. Böylece kendini düşünen Müslüman olduğumu, sonra aklım başıma gelince anladım. İşte otuz yıldır bunun tevbe, istiğfarını yapıyorum. Kendini düşünen Müslüman durumuna düşmenin tevbe, istiğfarı bu..."

İşte size iki zihniyetten örnekler. Bugün bizler hangisine muhtacız? Bizi kurtaracak olan hangisidir? Bir defa kendini düşündüğü için otuz yıl tevbe, istiğfar eden inancın ölçüsüne mi, yoksa eline geçirdiği fırsatı sadece kendi kasasını doldurmak için kullanma anlayışının temsilcisine mi? Hangisine muhtacız? Hangisinin kuvvetlenmesi için mücadele etmek vatanperverliktir? Lütfen söyleyin!
__________________




Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Neden su içmeliyiz? Julio_Iglesias Beslenme ve Diyet 0 08-10-2006 11:19
DOSTLAR NEDEN MENFAATCIDIR şekerlik Komik Şeyler \ Joke's Corner 0 03-22-2006 21:43
Ölümden kaçış Julio_Iglesias Dini Bilgiler Ve İnsan 0 02-21-2006 13:14
İNSANLAR NEDEN DÜŞÜNMEZ??? can32 Genel - Her Telden 0 11-19-2005 23:22
ölümden sonra karakan Şiirler 0 07-26-2005 21:54


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:30 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0
Abonem.COM
Abonem Toplist

Arama - Toplist - Sohbet - Chat - muhabbet


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238