ORUÇ - Orucu Batıl Eden Şeyler
ORUÇ
İslam'ın insanın kendisini düzeltmesi için farz kıldığı amellerden biride oruçtur. Oruç alemlerin Rabbi'nin emrini yerine getirmek için sabah ezanından akşam ezanına kadar insanın ileride anlatılacak olan orucu bozan şeylerden sakınmasıdır.
Orucun Niyeti:
M. 357- Oruç ibadetlerden biridir ve Allah'ın emrini yerine getirmek için yapılmalıdır ve bu niyetin kendisidir.
M. 358-İnsan Ramazan ayının her gecesinde ertesi günün orucuna niyet edebilir; ayın ilk gecesinde ayın hepsinin orucuna niyet etmesi daha iyidir.
M. 359- İnsanın, orucun niyetini kalbinden geçirmesi veya mesela, "yarın oruç tutacağım" demesi şart değildir. Alemlerin Rabbinin emrine itaat için sabah ezanından akşam ezanına kadar orucu bozan şeylerden kendini koruması yeterlidir.
Orucu Batıl Eden Şeyler
M. 360- Oruç tutan kimse sabah ezanından akşam ezanına kadar bazı işlerden kaçınmalıdır. Eğer bu işlerden birini yerine getirirse orucu batıl olur bu işlerin toplamına orucu batıl eden şeyler denir, onlardan bazıları:
● Yemek.
● İçmek.
● Cima.
● İstimna (kendisiyle oynayarak meni getirmek)
● Allah'a Peygamber'e (s.a.a) ve İmamlar’a (a.s) bir yalanı nispet vermek.
● Boğaza yoğun katı toz kaçırmak.
● Başın tamamını suya sokmak.
● Sabah ezanına kadar cünüp, hayız ve nifas halde kalmak.
● Kusmak
Bu söylenenler dışında orucu batıl eden başka şeylerde vardır onları tanımak için tam ilmihalin 323.sayfasındaki 1645'nci meseleye müracaat ediniz.
ORUCU BATIL EDEN ŞEYLERİN HÜKÜMLERİ:
Yemek ve İçmek:
M. 361- Oruç tutan bir insan bilerek bir şey yer veya içerse orucu batıl olur.
M. 362- tutan bir insan bilerek dişlerinin arasında kalan şeyi yutarsa orucu batıl olur.
M. 363- Tükürüğü yutmak çok olsa bile, orucu batıl etmez.
M. 364- Oruçlu olan kimse, oruçlu olduğunu unutarak bir şey yer veya içerse orucu batıl olmaz.
M. 365- İnsan za'f sebebiyle orucu yiyemez. Fakat zaf'ı normalde tahammül edilemeyecek derecede ise, orucunu yemesinin sakıncası yoktur.
İğne Vurdurmak:
M. 366- Oruçlu kimse, gıda yerine istifade edilen serum ve iğnelerden sakınmalıdır. Ama uzvu uyuşturan veya ilaç yerine kullanılan iğneyi yaptırmasının sakıncası yoktur.
Boğaza Yoğun Toz Kaçırmak:
M. 367- Boğaza yoğun toz kaçması orucu batıl eder; ister un gibi yenmesi helal olan bir şeyin tozu olsun ister toprak vb gibi yenmesi haram olan bir şeyin tozu olsun.
M. 368- Oruçlu kimse yoğun buharı, sigara, tömbeki ve benzeri şeylerin dumanının farz olan ihtiyat gereği boğazına kaçmasına engel olmalıdır.
Başın Tamamını Suya Sokmak:
M. 369- Eğer oruçlu kimse bilerek başının tamamını suya sokarsa;farz olan ihtiyata göre orucu batıldır.
M. 370- Oruç tutan birisi elinde olmadan veya oruçlu olduğunu unutarak başını suya daldırırsa ya da istemeyerek suya düşerse orucu batıl olmaz ama anladığı an hemen başını sudan çıkarmalıdır.
Kusmak:
M. 371- Oruç tutan birisi kasten kusarsa,hastalık sebebiyle de olsa orucu batıl eder.
M. 372-Bir kimse oruçlu olduğunun farkında olmayarak veya elinde olmadan kusarsa sakıncası yoktur.
ORUCUN KAZA VE KEFFARESİ
Kaza Orucu:
M. 373- Eğer bir insan ramazan ayı orucunu (hastalık, yolculuk ve... gibi) herhangi bir özür nedeniyle tutamaz ise ramazan ayından sonra onun kazasını yerine getirmelidir.
Orucun Keffareti
M. 374-Orucu batıl eden amellerden birisiyle orucunu batıl eden birisi, kazasını tutmalıdır ve orucun keffaresi olan şu işlerden birisini de yerine getirmelidir:
*Bir köle azat etmek
*31 günü arka arkaya olmak üzere iki ay oruç tutmak
*60 fakiri doyurmak veya her birine bir mud (yaklaşık 750 gr) yiyecek yani buğday, arpa veya benzeri vermelidir.
Üzerine keffare vacip olan birisi yukarıdaki amellerden birisini yerine getirmelidir.Günümüzde fıkhı anlamda köle bulunmayacağı için ikinci ve üçüncü maddedeki amelleri yerine getirmelidir.Bunlardan hiç birini yapamıyorsa ya 18 gün oruç tutmalı ya da gücünün yettiği kadar fakire yemek vermelidir.Eğer bunlardan hiç birine gücü yetmiyorsa yapabileceği kadar bu ikisine amel etmelidir.Buna da gücü yoksa tövbe etmelidir.Ama farz olan ihtiyat gereği gücü yettiği anda keffaresini vermelidir.
Orucun Kaza ve Keffaret Hükümleri:
M. 375- Orucun kazasını hemen yerine getirmek farz değildir ancak farz olan ihtiyata göre gelecek ramazana kadar yerine getirmelidir.
M. 376- İnsan, keffareyi yerine getirmede gevşeklik yapmamalıdır, ama hemende yerine getirmesi gerekmez. üzerine keffare farz olan bir kimse bir kaç yıl onu yerine getirmezse, keffaresi artmaz.
M. 377-Bir insan yolculuğa çıkmak gibi sebepten dolayı orucunu tutamamışsa, ramazan ayı bittikten sonra mazereti ortadan kalktıysa ve bir sonraki ramazan ayına kadar kasten oruçlarını kaza etmezse, oruçların hem kazasını tutmalı hem de ayrıca her gün fakire bir mudd taam da vermesi ihtiyat gereği farzdır ve eğer özür nedeniyle onun kazasınıda yerine getirmemiş ise farz olan ihtiyat gereği kazaya ilaveten bir mudd taam fakire vermelidir.
M. 378- Hastalık nedeniyle ramazan orucunu tutamayan kişinin hastalığı sonraki yılın ramazanına kadar sürerse, tutamadığı oruçların kazası onun üzerine farz değildir, ama her gün için fakire bir mudd, yaklaşık on sir (750gr) taam vermelidir.
YOLCULUKTA ORUÇ HÜKÜMLERİ
M. 379- Dört rekatlı namazları yolculukta iki rekat olarak kılması gereken yolcu oruç tutmamalıdır; namazları tam kılan bir yolcu, mesleği yolculuk olan kimse gibi yolculukta oruç tutmalıdır.
M. 380- Oruçlu olan kimse öğleden sonra yolculuğa çıkarsa orucunu tamamlamalıdır ve sahihtir.
M. 381- Öğleden önce yolculuğa çıktığında ise ruhsat haddine yani şehrin duvarlarının görünmeyeceği ve ezan sesinin işitilmeyeceği yere vardığı zaman orucunu bozmalıdır; eğer ondan önce orucunu bozarsa kazaya ilave olarak farz ihtiyat gereği keffare de vermelidir.
M. 382- Ramazan ayında yolculuğa çıkmanın sakıncası yoktur. Fakat oruçtan kaçmak için yolculuğa çıkmak mekruhtur.
M. 383-Yolcu öğleden önce vatanına ya da on gün kalmak istediği bir yere ulaşırsa, eğer orucu bozan bir iş yapmamışsa o günün orucunu tamamlamalıdır ve eğer orucu bozan bir iş yapmışsa o günün orucu vacip değildir ama daha sonra kazasını yerine getirmelidir.
M. 384- Yolcu öğleden sonra vatanına ya da on gün kalacağı bir yere ulaşmışsa, o günün orucunu tutmamalıdır.
|