![]() |
|
||||
|
Şair: Nef'î Türü: gazel Başlık: Çekdiğüm derdi ne hem-hâne ne hem-râh bilir Şiir: Çekdiğüm derdi ne hem-hâne ne hem-râh bilir ‘Âşıkım hâl-i dil-zârımı Allâh bilir Dâd o zâlimden eğer böyle kalırsa nâzı Ne figân-ı şeb ü ne âh-ı seher-gâh bilir Söyleşilmez nigeh-i şûhu ‘aceb müstağnî Ne zebân-ı dil ü ne şîve-i dil-hâh bilir Gamzesi âteş-i sûzâna girer bir câdû Ne dil-i şu’le-feşân ne alev-i âh bilir Böyle dilber ne belâdır başına ey Nef’î Her nigâhını kazâ âfet-i cân bilir Açıklama: vezni: fe’ilâtün fe’ilâtün fe’ilâtün fe’ilün |
|
||||
|
Şair: Nef'î Türü: rubai Başlık: Ey dil hele ‘âlemde bir âdem yoğ imiş Şiir: Ey dil hele ‘âlemde bir âdem yoğ imiş Var ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş Gam çekme hakîkatde eğer ‘ârif isen Farz eyle ki el’ân yine ‘âlem yoğ imiş Açıklama: vezni: mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlü fe’ûl |
|
||||
|
Nev\'îzade Atayî Hayatı: Yüzyılın önde gelen mesnevicilerindendir. Hamse sahibidir. Hamse'sinde yer alan Nefhatü'l-Ezhâr ile Sohbetü'l-Ebkâr didaktik, tasavvufî mesnevilerdir. Atâyî Nefhatü'l-Ezhâr'ı Nizâmî'nin Mahzenü'l-Esrâr’ını örnek alarak yazmıştır. Eserde, öğretici nitelikli ahlâki hikâyeler bulunmaktadır. Sanatçı, Sohbetü'l-Ebkâr'ı ise Molla Câmî'den etkilenerek yazmıştır. Sâkî-nâme ya da Âlem-nümâ içki ve içki meclisi gelenek ve görenekleri üzerine yazılmış bir mesnevi olup içerisinde İstanbul'a ait tasvirler bulunması bakımından dikkat çekicidir. Atâyî'nin Hamse'si içinde ayrıca Heft-Han ve Hüyetü'l-Efkâr mesnevileri bulunmaktadır. Heft-Han da tasavvufî hikâyelerden ibaret olup İstanbul'un tasvirine yer vermesi açısından önemlidir. Eser, Nizâmî'nin Sâkî-nâme'sinin mükemmel olmadığı ve ondan daha güzelinin yazılabileceği iddiasıyla kaleme alınmıştır. Atâyî, mesnevilerinde tahkiye ve tasvirde başarılıdır. Yukarıda belirtildiği gibi sanatçı bazı mesnevilerinde özellikle İstanbul'la ilgili motiflere, yani mahallî renklere yer verir. Bu olumlu niteliklerinin yanı sıra Atâyî'nin mesnevi dili, genel olarak mesnevilerin alışılmış dillerine göre daha süslü ve daha ağırdır. Kaynak: Mengi, Mine, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Basımevi, Ankara 2002. |
|
||||
|
Neşatî Hayatı: "Sebk-i Hindî"nin bu yüzyılda yaşamış bir başka temsilcisi de Neşâtî'dir. Neşâtî'nin doğum tarihi bilinmemektedir. Ancak, yüzyılın ilk yarısında yaşadığı ve 1674 yılında öldüğü, kaynakların onun hakkında verdiği bilgiler arasındadır. Neşâtî yüzyılın gazel ustalarındandır. Kaside de yazmış olmakla birlikte, esas ününü gazelleriyle kazanmıştır. Kasidelerinde Nef’î’nin etkisi görülür. Neşâtî tasavvuf terbiyesi almış olmasına rağmen şiirlerinde mutasavvıf ruhu görülmez. Şiirleri içten ve duygulu olup daha çok âşıkane tarzda yazılmıştır. Neşâtî divanında yer alan şiirlerin çoğu başkalarınınkine nazire olmakla birlikte bunlar sıradan nazireler olmayıp Neşâtî'ye özgü şiirler görünümündedir. Neşâtî, Sebk-i Hindî'nin öteki temsilcileri olan Nâ'ilî ve Fehîm'le birlikte Kâmî ve Nâzım gibi kendisinden sonra gelen bazı şairleri etkilemiş ve bu şairlere üstatlık etmiştir. Eserleri: Dîvân, Hilye, Edirne Şehr-engîzi, Şerh-i Müşkilât-ı Urfî. Kaynak: Mengi, Mine, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Basımevi, Ankara 2002. Şiirleri: Zihî safa diyecek âlemin nesin gördük (Gazel) Bî-safâ-yı aşk olup bî-derd-i yâr olmak da güç (Gazel) Her gâh ki yâd-ı ruh-ı cânân iderin ben (Gazel) Çeşmin mey-i işveyle mestâne değil mi yâ (Gazel) Şevkiz ki dem-i bülbül-i şeydâdâ nihânız (Gazel) Gitdin ammâ ki kodun hasret ile câm bile (Gazel) |
|
||||
|
Şair: Neşatî Türü: Gazel Başlık: Zihî safa diyecek âlemin nesin gördük Şiir: Zihî safa diyecek âlemin nesin gördük Sitemden özge dahî hem-demin nesin gördük Humarı derd-i ser ü neşvesi bükâ-engiz Bu bezm-gâhda câm-ı Cem'in nesün gördük Nişân-ı tîr-i sitem olduğundan özge meğer Derûn-i sinede dâğ-ı gamın nesin gördük Hemîşe hâl-i ruhun dâmeniyle setr eyler Biz ol dü zülf-i ham-ender-hamın nesin gördük Neşâtiyâ keder-i keşf-i râzdan gayrı Akan bu dîde-i terden demin nesin gördük Açıklama: Mefâilün feilâtün mefâilün feilün |
|
||||
|
Şair: Neşatî Türü: Gazel Başlık: Bî-safâ-yı aşk olup bî-derd-i yâr olmak da güç Şiir: Bî-safâ-yı aşk olup bî-derd-i yâr olmak da güç Bir sitem-ger âfetin cevriyle zâr olmak da güç Evc-i istiğnâda pervâz etmedikçe mürg-i dil Pâybend-i aşk ile âşüf te-kâr olmak da güç Bir nigâh-ı gamzeye takat getürmezken gönül Günde bin tîr-i cefâya sîne-dâr olmak da güç Va'de-i ferdasına gâhî ederdim i'timâd Hayret-âlûd-i belâ-yi intizâr olmak da güç Gerçi yok takat Neşâtî seyr-i dîdâr etmeğe Gûşe-gîr-i hasret-i dîdâr-ı yâr olmak da güç Açıklama: Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün |
|
||||
|
Şair: Neşatî Türü: Gazel Başlık: Her gâh ki yâd-ı ruh-ı cânân iderin ben Şiir: Her gâh ki yâd-ı ruh-ı cânân iderin ben Künc-i gamı bir demde gül-istân iderin ben Bir dem mi geçer dîdelerim olmaya pür-hûn Râz-ı dili bilmen nice pinhân iderin ben Bu âteş-i hasret ki dil ü sînede vardır Bir lâhzada bin âlemi sûzân iderin ben Bu âh-ı pey-ender-pey eğer böyle kalursa Bir gün feleğin cerhini viran iderin ben Rağbet mi var erbâb-ı dile şimdi Neşâtî Bî-hûde heman da'vi-i irfan iderin ben Açıklama: Mef'ûlü meiaîlü mefâîlü faulün |
|
||||
|
Şair: Neşatî Türü: Gazel Başlık: Çeşmin mey-i işveyle mestâne değil mi yâ Şiir: Çeşmin mey-i işveyle mestâne değil mi yâ Kasd-ı niğeh-i inektin hep câne değil mi yâ Olsa ne aceb âlem evzâına dil-beste El-hak heme etvârın rindâne değil mi yâ Olsam n'ola aşkınla rüsvâ-yı heme-âlem Dil mest-i mahabbet cân dîvâne değil mi yâ Ursa ne aceb kendin şem'-i ruhuna bî-bâk Dil bezm-i mahabbetde pervane değil mi yâ Gamzenden emîn olmak mümkin mi Neşâtî-veş Hançer-be-kef-i fitne mestâne değil mi yâ Açıklama: Mef'ûlü mefâîlün mef'ûlü mefâîlün |
|
||||
|
Şair: Neşatî Türü: Gazel Başlık: Şevkiz ki dem-i bülbül-i şeydâdâ nihânız Şiir: Şevkiz ki dem-i bülbül-i şeydâdâ nihânız Hûnuz ki dil-i gonce-i hamrâda nihânız Biz cism-i nizâr üzre döküp dâne-i eski Çun rîşte-i cân gevher-i ma'nâda nihânız Olsak n'ola bî-nâm ü nişan şöhre-i âlem Biz dil gibi bir turfe muammada nihânız Mahrem yine her hâlimize bâd-ı sabâdır Dâim şiken-i zülf-i dil-ârâda nihânız Hem gül gibi rengînî-i ma'nâ île zahir Hem neş'e gibi hâlet-i sahbâda nihânız Geh hâme gibi şekve-tırâz-ı gam-ı aşkız Geh nâle gibi hâme-i şekvada nihânız Etdik o kadar ref'-i taayyün ki Neşâtî Âyîne-i pür-tâb-i mücellâda nihânız Açıklama: Mef'ûlü mefâîlü mefâîlü faulün |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Divan Edebiyatı 19.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 22 | 04-05-2006 18:09 |
| Divan Edebiyatı 18.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 43 | 04-05-2006 17:44 |
| Divan Edebiyatı 16.yy - Anadolu | Hacker | Divan Edebiyatı | 55 | 04-05-2006 15:43 |
| Divan Edebiyatı 15.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 62 | 04-03-2006 19:15 |
| Divan Edebiyatı 13.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 13 | 04-03-2006 14:39 |
Arama - Toplist - Sohbet - Chat - muhabbet