![]() |
|
||||
|
Şair: Nedim Türü: gazel Başlık: O tıflı gör ne kıyâmet nigâr olur giderek Şiir: O tıflı gör ne kıyâmet nigâr olur giderek Hırâmı düşman-ı sabr u karâr olur giderek Koyun şarâb-ı mahabbetle kendüden gitsin Zamân gelir bu gönül hûşyâr olur giderek Tarîk-i aşkda pâ-mâl-i sâlikân ol kim Bir iki nakş-ı kadem reh-güzâr olur giderek Hayâl-i serv-i kadünle kalır giderse bu eşk Fezâ-yı sînede bir cûybâr olur giderek Geçen bu duzâh-ı endûhdan selâmet ile Behişte her kademinde düçâr olur giderek Olursa pey-rev o çâpük-süvâr-ı nazma Nedîm Semend-i tab’ı ‘aceb râh-vâr olur giderek Açıklama: vezni: mefâ’ilün fe’ilâtün mefâ’ilün fe’ilün |
|
||||
|
Şair: Nedim Türü: gazel Başlık: O sîm-endâmı aldık halka-i âgûşa bir kerre Şiir: Hele ‘îd oldu ol gülgonca handân olduğun gördük Dimâğ-ı telh-kâmın şekkeristân olduğun gördük O sîm-endâmı aldık halka-i âgûşa bir kerre O elmasın hele zîb-i nigîn-dân olduğun gördük Meh ü mihrün senin olsun felek biz ‘îdgehlerde Hilâl ebrûların hurşîd-i tâbân olduğun gördük O kâfir beççe bir peymâne sahbâ sundı kim alub Derûn-ı lâleden âteş fürûzân olduğun gördük Niyâz u nâz u nûş u bahş u ibrâm-ı kenâr u bûs Bugün meclisde zevkin böyle tûfân olduğun gördük Gülistân görmedik gül kokmadık amma ruhun meyden Gül-ender-gül gülistân-der-gülistân olduğun gördük Yalan olmaz o şûhun görmedik mey içdiğin ammâ Bir iki kerrecik hem-bezm-i mestân olduğun gördük Bi’hamdi’llâh yine kilk-i Nedîmâ-yı sühan-sâzın Gazel-perdâz-ı bezm-i sadr-ı zîşân olduğun gördük Açıklama: vezni: mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün |
|
||||
|
Şair: Nedim Türü: gazel Başlık: Esdikçe bâd-ı subh perîşânsın ey gönül Şiir: Esdikçe bâd-ı subh perîşânsın ey gönül Benzer esîr-i turra-i cânânsın ey gönül Gül mevsiminde tevbe-i meyden benim gibi Zannım budur ki sen de peşîmânsın ey gönül Eşkimde böyle şu’le nedendir meğer ki sen Çün sûz u tâb giryede pinhânsın ey gönül Ben sana bâde içme güzel sevme mi dedim Benden niçün bu gûne girîzânsın ey gönül Bigânedir mu’âmeleniz akl u hûş ile Gûyâ derûn-ı sînede mihmânsın ey gönül Ayîne oldu bir nigeh-i hayretinle âb Bi’llâh ne saht âteş-i sûzânsın ey gönül Hac yollarında meş’ale-i kârbân gibi Erbâb-ı ‘aşk içinde nümâyânsın ey gönül Peymâne-i mahabbeti sundun Nedîme çün Lutf eyle câmı bâri biraz kansın ey gönül Açıklama: vezni: mef’ûlü fâ’ilâtü mefâ’îlü fâ’ilün |
|
||||
|
Şair: Nedim Türü: kaside Başlık: Der vasf-ı Sa’d-âbâd ve İstanbul Der-Zımn-ı Medh-i İbrahîm Paşa Şiir: Bu şehr-i Stanbul ki bî misl-ü bahâdır Bir sengine yek-pâre ‘Acem müldü fedâdır Bir gevher-i yektâdır iki bahr arasında Hurşîd-i cihân-tâb ile tartılsa sezâdır Bir kân-ı ni’amdır ki anun gevher-i ikbâl Bir bâğ-ı İrem’dir ki gülü ‘izz ü ulâdır Altında mı üstünde midir cennet-i a’lâ El-hakk bu ne hâlet bu ne hoş âb u havâdır Her bağçesi bir çemenistân-ı letâfet Her kûşesi bir meclis-i pür-feyz ü safâdır İnsâf degildir anı dünyâya değişmek Gülzârların cennete teşbîh hatâdır Herkes irişir anda murâdına anunçün Dergâhları melce-i erbâb-ı recâdır Kâlâ-yı ma’ârif satılıt sûklarında Bâzâr-ı hüner ma’den-i ‘ilm ü ‘ulemâdır Câmi’lerinin her biri bir kûh-ı tecellî Ebrû-yı melek andaki mihrâb-ı du’âdır Mescidlerinin her biri bir lücce-i envâr Kandîlleri meh gibi leb-rîz-i ziyâdır Ser-çeşmeleri olmada insâna revân-bahş Germ-âbeleri câna safâ cisme şifâdır Hep halkının etvârı pesendîde vü makbûl Dirler ki biraz dilberi bî-mihr ü vefâdır Şimdi yapılan ‘âlem-i nev-resm-i safânın Evsâfı hele başka kitâb olsa sezâdır Nâmı gibi olmuşdur o hem sa’d hem âbâd İstanbul’a sermâye-i fahr olsa revâdır Kûhsârları bâğları kasrları hep Gûyâ ki bütün şevk u tarab zevk u safâdır İstanbul’un evsâfını mümkin mi beyân hîç Maksûd hemân sadr-ı kerem-kâra du’âdır Dâmâd-ı Güzîn-i şeh-i zîşân-ı felek-câh Fahrü’l-vüzerâ âsaf-ı ferhunde-likâdır Her nâm-ı Halîl olmağ ile zât-ı şerîfi Ahdinde cihân pür-ni’âm-ı cûd u sehâdır Devşirmededir saçdığı ihsânı şeb u rûz Pîr-i feleğin anun içün kaddi dütâdır Ser-pençesinin nâmı lisân-ı küremâda Deryâ-yı himem kân-ı kerem bahr-ı ‘atâdır Endîşesinin künyesi tûmâr-ı nesebde Nûr ibni Süheyl ibni veşad ibni zekâdır Bîm-i ser-i şemşîr-i dırahşan güherinden Sîmâ-yı ahâlî-yi sitem kâh-rübâdır Hâtem-sıfata tab’ u dil ü dest-i kerîmin Deryâ-yı himem kân-ı kerem ebr-i ‘atâdır Feyz-i eser-i sâgar-ı dest-i kereminden Şahs-ı felepin çehresi yâkut-nümâdır Ey sadr-ı kerem-kâr ki degâh-i refî’in Erbâb-ı dile kıble-i ümmîd ü recâdır Sensin o cihân-sadr felek-pâye ki dâ’im Dergâhına ikbâl ü şeref perde-güşâdır İhlâs ile bendendir eyâ sadr-ı kerem-kâr Kullukdur anun pîşesi dahı neye kâdir Devrinde senin fırka-i erbâb-ı ma’ârif Âsûde-i cevr-i felek-i bî-ser ü pâdır ‘Îdin ola ikbâl ü sa’âdetle mübârek Günden güne ikbâlin ola gün gibi zâhir Sadrında seni eyleye Hakk dâ’im ü sâbit Hep ‘âlemin itdikleri şimdi bu du’âdır Ey sadr-ı cihânbân ede Hakk devletin efzûn Kim devletin erbâb-ı dile lutf-ı Hudâdır Ez-cümle Nedîmâ kulun ey âsaf-ı zîşân Müstağrak-ı lutf u kerem ü cûd u ‘atâdır Açıklama: vezni: mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlü fa’ûlün |
|
||||
|
Şair: Nedim Türü: gazel Başlık: Bir söz dedi cânân ki kerâmet var içinde Şiir: Bir söz dedi cânân ki kerâmet var içinde Dün geceye dâir bir işâret var içinde Meyhâne mukassî görünür taşradan amma Bir başka ferah başka letâfet var içinde Eyvah o üç çifte kayık aldı karârım Şarkı okuyup geçdi bir âfet var içinde Olmakda derûnunda hevâ âteş-i sûzân Nâyin diyebilmem ki ne hâlet var içinde Ey şûh Nedîmâ ile bir seyrin işitdik Tenhâca varup Göksu’ya işret var içinde Açıklama: vezni: mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlü fa’ûlün |
|
||||
|
Neş'et Hayatı: 18. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış ünlü Mevlevî şairlerindendir. Koca Râgıp Paşa ile Şeyh Galip arasında yaşamıştır. Mürettep bir Dîvân'ı olan Neşet'in edebiyattaki önemi daha çok genç şairleri yetiştirmesinden kaynaklanır. Vasat bir şair olmasına karşın, iyi bir ustadır. Şeyh Galip de Hoca Neş'et Efendi'den ders almıştır. Ayrıca dönemin genç şairlerine mahlas vermekle de tanınmıştır. Mevlânâ'dan etkilenen Neş'et daha çok Nâbî tarzında şiirler yazmıştır. Eserleri: Dîvân, Tufân-ı Ma’rifet, Terceme-i Şerh-i Dü Beyt-i Molla Câmî. Kaynak: Mengi, Mine, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Basımevi, Ankara 2002. Şiirleri: Ser-çeşme-i re’yiz dil-i şeydâda nihânız (gazel) |
|
||||
|
Şair: Neş'et Türü: gazel Başlık: Ser-çeşme-i re’yiz dil-i şeydâda nihânız Şiir: Ser-çeşme-i re’yiz dil-i şeydâda nihânız Biz ab-ı zulâliz tih ü deryada nihânız Biz bahşederiz ehl-i dile girye vü hande Ol neş’e sâgar-ı sahbâda nihanız Mahiyetimiz vüs'at-i meşrebde nühüfte. Mecnûnlarız sâha-yi sahrada nihânız Gavvâs bilür bizdedir ol gevher-i maksüd Ummân-ı diliz mevce-i hârâda nihânız Yârân ne zaman olsa bulurlar seni elbet Neş’et biz o sırrız ki süveydâda nihânız Açıklama: vezni: mef’ûlü fâ’ilâtü mefâ’îlü fa’ûlün |
|
||||
|
Seyyid Vehbî Hayatı: Seyyid Vehbî'nin asıl adı Hüseyin'dir. Vehbî mahlasını almış ancak bu mahlastan önce Hüsâmî mahlasını kullanmıştır. İstanbul'da doğmuş, iyi bir medrese öğrenimi görmüş, müderrislik ve kadılık yapmıştır. Padişah III. Ahmed ve Damat İbrahim Paşa döneminin önemli şairlerindendir. Hatta kaynaklar İbrahim Paşa'nın kurduğu Tercüme Komisyonunda Seyyid Vehbî'nin de bulunduğunu yazarlar. Bu komisyondayken Vehbî, Arapça olan Aynî Tarihî’nden çeviri yapmıştır. Vehbî, III. Ahmed'den sonra padişah olan 1. Mahmud zamanında da iki yıl yaşamıştır. Şairin Nedim'le dostluğu olduğu ve Nedîm'in adına yazdığı bir kasidesinin varlığı biliniyor. Vehbî kasidede Nef’î, gazelde ise Nâbî'nin etkisinde kalmıştır. Dîvân içerisinde çok sayıda manzum tarih bulunmaktadır. Bu tarihlerde dönemin yapılarıyla ilgili bilgi verildiğini ve Lâle Devri'ne ait olayların anlatıldığını biliyoruz. Eserleri: Dîvân, Sûr-nâme, Sulhiyye, Hadîs-i Erba’în Tercümesi, 17. yüzyıl şairi Kafzâde Fâizî'nin Leylâ vü Mecnûn adlı mesnevisini tamamladığı Salim Tezkiresinde belirtilmiş olmakla birlikte eser günümüze kadar ele geçmemiştir. Kaynak: Mengi, Mine, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Basımevi, Ankara 2002. |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Divan Edebiyatı 19.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 22 | 04-05-2006 18:09 |
| Divan Edebiyatı 17.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 55 | 04-05-2006 16:37 |
| Divan Edebiyatı 16.yy - Anadolu | Hacker | Divan Edebiyatı | 55 | 04-05-2006 15:43 |
| Divan Edebiyatı 15.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 62 | 04-03-2006 19:15 |
| Divan Edebiyatı 13.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 13 | 04-03-2006 14:39 |
Arama - Toplist - Sohbet - Chat - muhabbet