![]() |
|
||||
|
Şair: Keçecizade İzzet Molla Türü: Şarkı Başlık: Zülfündedir benim baht-ı siyahım Şiir: Zülfündedir benim baht-ı siyahım Sende kaldı gece gündüz nigâhım İncitirmiş meğer ki seni âhım Seni sevdim odur benim günahım Aşkını saklarım gönlümde nihan Gizlice gizlice ağlarım heman El gibi cefadan söylemem figan Seni sevdim odur benim günahım Müptelayım senin ahu gözüne Bakıp bakıp ah ederim yüzüne Anladım uymuşsun eller sözüne Seni sevdim odur benim günahım |
|
||||
|
Şair: Keçecizade İzzet Molla Türü: Kaside Başlık: Meşhûrdur ki fısk ile olmaz cihân harâb Şiir: Meşhûrdur ki fısk ile olmaz cihân harâb Eyler anı müdâhane-i âlimân harâb Bilmez ki iki kat yıkılur kendi halkdan İster cihan yıkıldığını hânüman-harâb A'mâl-i hayr süllemidir kasr-ı Cennetin Mümkin mi çıkma olsa eğer nerdübân harâb Bir mevsim-i baharına geldik ki âlemin Bülbül hamûş havz tehi gül-sitân harâb Çıkmaz bahâra değmede bîçâre andelîb Pejmürde-bâl vakt şitâ âşiyân harâb Elbetde bir sütunu olurdu bu kubbenin İzzet nihayet olmasa kevn ü mekân harâb Teslim olursa Pire medeng-i irâdesi Olmaz diyâr-ı Rûm'da bir hanedan harâb Açıklama: Mef'ûlü fâilâtü mefâîlü fâilüa |
|
||||
|
Şair: Keçecizade İzzet Molla Türü: Kaside Başlık: Zülf ü hâlinle değil hiç Müselmân birisi Şiir: Zülf ü hâlinle değil hiç Müselmân birisi Birisi hâini din düşmen-i imân birisi Şu iki derd edecekdir beni âhir ifna Dili sûzan birisi dide-i giryân birisi Bu gece Göksu'da hem-bezm-i mey olduklarınun Birini söylemem amma meh-i tâbân birisi Gerçi etdi güzerân mevsim-i tîr-i sitemin Çıkmadı hâtır-ı mecrûhdan el'ân birisi Ne kadar şûh-i cefâ-pîşe ki sevdim 'İzzet Olmadı eylediği çevre peşîmân birisi Âfitâbı ikidir bürc-i sipihr-i keremin Hazret-i Pir biri Şems-i dırahşân birisi Açıklama: Feilâtün feilâtün feilâtün feilün |
|
||||
|
Şair: Keçecizade İzzet Molla Türü: Kaside Başlık: Aceb bu âteş-i firkatle kimler yane gönlümden Şiir: Aceb bu âteş-i firkatle kimler yane gönlümden Demem kim yakma zîrâ korkarım dîvâne gönlümden Vatandan kalmadı âmed şüd eyler âhdan gayrı Ne ol meh-rûdan aldım bir haber hâlâ ne gönlümden Olur rencide-hâtır geçse gönlümden dahi vuslat Nihân bir yol mu vardır hâtır-ı cânâne gönlümden Yakıp yıkdı temelden Husrev-i aşkın sipahisi Ümîd etmem imaret bir dahi vîrâne gönlümden Büyük devletlidir sâhibderûn ehl-i melâmetdir Sakın saki sakınma badeyi mestâne gönlümden Ne kara günlerinde mahremiydi zülfünün şimdi O şuha var mı İzzet başka bir bigâne gönlümden Kilâb-ı der-geh-i Monlâ'ya ben mensûh olur muydum Tevessül etmeseydim himmet-i merdâne gönlümden Açıklama: Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün |
|
||||
|
Şair: Keçecizade İzzet Molla Türü: Kaside Başlık: Virsün yoluna var ise cânından usanmış Şiir: Virsün yoluna var ise cânından usanmış Zâlim ser-i lahdinde dimez kim bu da cânmış Kays'm dahi mahdumunu zencîre ururlar Yok şehr-i mahabbetde filan bîn-i filânmış Dahhâk nesebdir kim ider giryeye hande Fark eylemez ol şeh bu figaanmış bu amânmış Fevt olduğu dem pişmedi bir tencere helva Gördük nice kazgan gibi dünyâyı kazanmış Sâki-i felek almayıcak tasını elden Yok gördüğümüz çeşme-i ikbâlde kanmış Rencûr-i kelâl olmuş idi hâme-i İzzet Bâlînçe-i hokkaya bir pare dayanmış Hâbîde ider mi anı ef sâne-i alem Ol dîde ki Şemsin ola nûriyle uyanmış Açıklama: Mefûlü mefâîlü mefâîlü faulün |
|
||||
|
Şair: Keçecizade İzzet Molla Türü: gazel Başlık: Ayândır mihr-i rûy-ı yâr amma halk şaşmıştır Şiir: Ayândır mihr-i rûy-ı yâr amma halk şaşmıştır Kemâl-i pertevinden dîde-i dünyâ kamaşmıştır Garîk-i katre-i vahdet olup keştî-yi mevcudat Değildir şarh-ı niyli bahr-ı hayret baştan aşmıştır Sataştım bir perînin görmeden ruhsârını derde Ne görmüş kimse bu derdî ne bir âşık sataşmıştır Bilenler cezbe-i kullâb-ı aşkı böyle kaydetmiş Ham-ı zencîr-i Kays'e kâkül-i leylî dolaşmıştır N’ola her bir gubâr-ı âlem olsa vâdi-i gülşen Sirişk-i âlimiz kim dâmen-i yâre bulaşmıştır Utanma bender-i Mollâ'ya git İzzet nasip iste O keştîgâh-i ihsâna ne müflisler yanaşmıştır Açıklama: Vezni: mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün |
|
||||
|
Şair: Keçecizade İzzet Molla Türü: gazel Başlık: Hûbân-ı zamândan çekilir mi sitem-i aşk Şiir: Hûbân-ı zamândan çekilir mi sitem-i aşk A’dâmızı Hak eylemeye müttehem-i aşk Mutrib çek elin biz düzelim sâz-ı figânı Uymaz ney ü tanbur ü kemâna nagam-ı aşk Dervîşleriz hazret-i Mecnûn kolundan Girdik bu yola hırka kefen lokma gam-ı aşk Fermânberim oldu benim iklîm-i mahabbet Kim sînemi tabl eyledim âhım alem-i aşk Ol sîneye ben sîne demem kimde olursa Bir sînede kim olmaya İzzet elem-i aşk Açıklama: Vezni: mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlü fa’ûlün |
|
||||
|
Leyla Hanım Hayatı: İstanbul'da doğmuştur. İyi bir aileden gelen Leylâ Hanım, 19. yüzyılın usta şairlerinden Keçecizâde İzzet Molla'nın akrabasıdır ve İzzet Molla'dan etkilenmiştir. Leylâ Hanım bazı şiirlerinde dayısı İzzet Molla'yı üstad olarak anar. Kaynakların Mevlevîlik’i benimsediğini bildirdikleri Leylâ Hanım İstanbul'da ölmüştür. Son dönem divan şiirinin vasat sanatçılarından olan Leylâ Hanım edebiyat tarihimizdeki yerini hanım şair olmasına borçludur. Şiirlerinde bir Mevlevî şeyhi olan Şeyh Gâlib'in etkisi görülür. Divan şiiri gazellerinin ana teması olan aşkı Leylâ Hanım da gazellerinde işlemiştir. Bazı gazellerinin sonunda Mevlânâ anılmış olmakla birlikte, onun daha çok beşerî aşkı işlediği görülmektedir. Hatta gazel ve şarkılarında konu gereği dile getirdiği sevgi, içki ve eğlence meclisleri bir kadın olarak onun yanlış anlaşılmasına yol açmıştır. Hem dayısı hem de hocası olan İzzet Molla'dan birkaç şiirinde söz eden Leylâ Hanım, onun bazı beyitlerini tazmin ve bir gazelini tahmis etmiştir. Ayrıca divan şiirinin Bakî gibi eski usta şairlerinden bazılarına nazire yazan Leylâ Hanım, döneminin şairlerinden bazılarının şiirlerini de tanzir etmiştir. Eseri: Dîvân. Kaynak: Mengi, Mine, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Basımevi, Ankara 2002. Şiirleri: Yanarsam nâr-ı aşkınla yanayım ya Resûlallah (gazel) |
|
||||
|
Şair: Leyla Hanım Türü: gazel Başlık: Yanarsam nâr-ı aşkınla yanayım ya Resûlallah Şiir: Yanarsam nâr-ı aşkınla yanayım ya Resûlallah Ezelden bağrı yanmış bir gedâyız yâ Resûlallah Hevâ-yi nefsime tabî olup pek çok günah ettim. Huzûra hangi yüz ile varayım, yâ Resulallah Harîm-i ravzanâ sürmüş iken ruy-ı siyahım ah Yine cürm ü günaha mübtelâyım, yâ Resûlallah Kapmda boynu bağlı bir esirim destgîr ol sen Garibim bîkesim bî dest ü payım yâ Resûlallah Kulun Leylâ'ya şahım, var iken dergâh-ı ihsanın Varıp ben hangi şâhâ yalvarâyım, yâ Resûlallah Açıklama: vezni: mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Divan Edebiyatı 18.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 43 | 04-05-2006 17:44 |
| Divan Edebiyatı 17.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 55 | 04-05-2006 16:37 |
| Divan Edebiyatı 16.yy - Anadolu | Hacker | Divan Edebiyatı | 55 | 04-05-2006 15:43 |
| Divan Edebiyatı 15.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 62 | 04-03-2006 19:15 |
| Divan Edebiyatı 13.yy | Hacker | Divan Edebiyatı | 13 | 04-03-2006 14:39 |
Arama - Toplist - Sohbet - Chat - muhabbet