Fikret Mualla
Fikret Mualla ile ilgili komple bir kitap hazırlanmamıştı. Resimleri, mektupları, anılar, fotoğrafları ile tüm yaşamı ve resim sanatının da değerlendirmesi. ‘Fikret Mualla - Anılar, Resimler, Mektuplar’.. Hıfzı Topuz ve Kerem Topuz’un kitabı bu boşluğu dolduruyor
Füsun Özbilgen
Hıfzı Topuz ve Kerem Topuz.. Baba - oğul gazeteci, televizyoncu, anı ve tarih meraklısı, araştırmacı, fotoğrafçı. Birlikte ilk kez bir kitaba imza attılar:
‘Fikret Mualla - Anılar, Resimler, Mektuplar’ kitabına..
Şimdiye dek okuduğum Fikret Mualla kitaplarının en önemlisi, en güzeli. Kitapta hem Hıfzı Topuz’un anlatımından Fikret Mualla, hem Fikret Mualla’nın kendi mektuplarından ruhsal yapısı ve dünyası yer alıyor, hem Kerem Topuz’un yıllarca Paris’te fotoğraflarını çektiği Fikret Mualla’nın eserleri, renkli tablolar olarak izleniyor. Hem de Fikret Mualla ile ilgili şimdiye dek yazılanlar, çeşitli kişilerin anıları da bu örgüyü tamamlıyor.
Böylece çok karmaşık bir kişilik yapısına sahip olduğu bilinen ressam Fikret Mualla’yı tüm yönleri ile tanıtan bir kitap çıkıyor ortaya. Bu kitabı okurken ve gözlerken, resimleri, mektupları, yaşamı ve hakkında yazılanlarla kapsamlı bir Fikret Mualla portresine ulaşıyor okur.
Mualla’nın ‘guvaş’larını çocukluk yıllarından itibaren evlerinin duvarlarında görmeye alışmış olan Kerem Topuz, bir gün Paris’te “Bu adam Türk’müş, bu resimleri satabilir misin?” diye kendisine çok ucuz fiyatla Fikret Mualla resimlerini gösteren bir galerici ile tanışır.
Resimleri almak isteyenleri bilgilendirmek amacıyla fotoğraflarını çeker. Kerem Topuz’un babasının evinin duvarlarındaki Mualla resimleri ile yeniden buluşmasıdır bu başlangıç. Sonra yıllarca Paris’te çeşitli galericilerin, sanatseverlerin elindeki ve müzayede salonlarındaki Mualla resimlerinin fotoğraflarını çekmeyi sürdürüyor Kerem Topuz. Bu tabloların bir gün bu kadar kıymetleneceğini ve hatta bir gün kitap olacağını aklına bile getirmiyor. Çünkü o zamanlar bir ‘Fikret Mualla resimleri piyasası’ oluşmamış durumda.
Hıfzı Topuz ise 1950’li yıllarda, Paris’e ilk gittiği zaman arıyor Fikret Mualla’yı. Atölyesine gidiyor, onunla röportaj yapıyor. Mualla’nın polis korkularını dinliyor, yaşadığı yere şaşıp kalıyor. Mualla ile dostluğu ve ilişkisi o ölene dek sürüyor.
Topuz ilk karşılaşmalarında Mualla’nın saplantılarını dinliyor. Mesela yaşadığı atölyenin duvarlarına iki resim asmış Fikret Mualla. Biri Sovyet Büyükelçisi’nin resmiymiş diğeri de İngiliz Kralı’nın. 1950’lı yıllar soğuk savaşın en civcivli zamanları. ‘Nasıl uzlaştırıyorsunuz bunları ‘ diye soracak oluyor Hıfzı Topuz.
Yanıta bakın hele:
‘En büyük belalar bunlardan gelir. ‘Ben kendime göre önlem alıyorum.’
Paris’teki Mualla’nın Türk polisinden korkusunu anlıyoruz da İngiliz ve Ruslara karşı Paris’te aldığı önlem atölyesinin duvarlarına resim asma yöntemi ile!
Peki Picasso ile Fikret Mualla’nın karşılaşması ve ona Picasso’nun hediye ettiği tablo öyküsü nasıl gelişti? Her bir anıda farklı bir anlatım var kuşkusuz. Bu sırrı da Topuz’ların kitabını okuyunca çözmek olası. Picasso ile yaşadıklarını her bir tanıdığına farklı biçimlerde anlatan Fikret Mualla’nın taa kendisi…
Her dinleyen kendi versiyonuna inanıyor, çünkü Fikret Mualla ona öyle anlatmış. Ruh durumuna göre herkese farklı bir öykü anlattığı ise bu kitabı okurken anlaşılıyor.
Everest Yayınlarından çıkan kitapta Kerem Topuz’un kamerasından yüzden fazla tablo, guvaş, karakalem, desen fotoğrafı, Hıfzı Topuz’un Fikret Mualla ile ilgili anıları, Paris’te birlikte yemek yedikleri lokantaya kadar ortak anı fotoğrafları, Fikret Mualla’nın Topuz’un değişik objektiflerden fotoğrafları yer alıyor..
Fikret Mualla’nın Paris’te çeşitli çevrelerde arkadaşları ile çekilmiş fotoğrafları, atölyesinin bulunduğu sokak, yaşadığı yerlerin fotoğrafları.
Bu fotoğraflar içinde bir tanesi var ki çok yakınlarda bir okuru Topuz’u ulaştırıyor. Fikret Mualla’nın Almanya’daki öğrenciliği sırasında çekilmiş çok özel ve kimselerde bulunmayan bir fotoğraf. Sonra Fikret Mualla’nın el yazısı ile mektuplarının tıpkı basımı fotoğraflar da kitapta yer alıyor.
Hıfzı Topuz, sadece Fikret Mualla ile kendi karşılaşmalarını ve ortak anılarını anlatmıyor. Onun hakkında muhtelif kişilerden edindiği bilgileri de aktarıyor. Avni Arbaş’tan dinledikleri, Hasan Esat Işık’ın anıları, Selim Turan’ın anlatımları, Haluk Kura’nın anıları, Sadi Öziş’in anlatımları, Oktay Günday ile içki arkadaşlığı, Neşet Günal’ın değerlendirmeleri, Bedri Rahmi’nin anlattığı ilginç olaylar. Tunus’lu El Mekki’nin Hıfzı Topuz’a anlattığı Fikret Mualla.. Elif Naci’nin gözüyle Fikret Mualla ve Semiha Berksoy ile olan anılar ve mektuplaşmaları.
Fikret Mualla’nın sanatı üzerine değerlendirmeler de kitabın önemli bir bölümü. Öyle ya ‘dışavurumcu’ bir ressam olarak tanımlanan Fikret Mualla’nın resimlerinin anlamı nedir? Sonra ne demektir ‘dışavurumculuk’?
Başka sanatçılar ve eleştirmenler nasıl değerlendiriyorlar Fikret Mualla’nın resmini? Paris’te Türkler arasında çok popüler olan Mualla acaba Fransızlar’a ne ifade ediyor? Sanatçının ve sanatının değerlendirildiği bu bilgileri de bu kitaptan edinmek mümkün.
Kitapta ayrıca Fikret Mualla’nın anlatımı ile bir öykü ‘Üsera (esirler) Karargahı’ da yer alıyor. Kitabın sonunda ise Fikret Mualla’nın bir yaşam kronolojisi var..
Türkiye’de resimleri peynir ekmek gibi satılıyor ama Fikret Mualla ile ilgili böylesine komple bir kitap hazırlanmamıştı şimdiye kadar. Hem resimleri, hem anılar, hem mektupları hem fotoğrafları ile tüm yaşamını anlatırken resim sanatını da değerlendiren tüm yönleri ile bir Fikret Mualla kitabı..
Hıfzı Topuz ve Kerem Topuz’un kitabı tam da bu boşluğu dolduruyor. Bu arada böylesi renkli fotoğraflarla bezeli, maliyeti bunca yüksek bir kitabı yayınladığı için Everest Yayınlarını da kutlamak gerekiyor..
|