DURUN ve DÜŞÜNÜN !
Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki
oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle, kamyonunun
kaportasını mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve
çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu
hemen hastaneye götürmüş.
Doktor çocuğun kırilan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da, elinden
birşey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklannı kesmek zorunda
kalmış. Çocuk ameliyattan çıkıp, gözlerini açtığında, bandajlı
ellerini farketmiş ve gayet masum bir ifadeyle,
"Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm," demiş ve sonra
babasına şu soruyu sormuş: "Parmaklanm ne zama yeniden çıkacak?"
Babası eve dönmüş ve intihar etmiş.
...
Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını
işittiğinizde bu öyküyü anımsayın. Çok sevdiğiniz birine karşı
sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, önce biraz düşünün. Kamyonlar
onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman
onarılamaz; Genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz.
Insan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden
yapılan şeyler, insanı sonsuza kadar rahatsız eder. Durun ve düşünün.
Harekete geçmeden önce düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin.
|