Ekonomi
İktisatla ilgilenmeye başladığım yıllarından beri en çok düşündüğüm konulardan biri ALmanların üretim ve para politikalarıdır.İmal ettikleri bir çok ürün diğer ülkelerin imalatlarından daha kaliteli, dikkatli ve sağlam üretilmiş.Sanki amaç para kazanmaktan öte bişeymiş gibi. Hatta bazı üreticilerin inanılması güç sözleri ve şaşmadıkıları değerleri var.Almanların bu hizmet anlayışına saygı duydum ve başka konularda da araştırma yapmaya başladım.
Almanların çok büyük kayıplarla kapattıkları dünya savaşından sonra nasıl bu kadar hızlı toparlandıklarını merak ettim.Sanırım bunda önemli olan kendi iç işlerine yani siyasi işlerine ve üretimle ilgili planlamalarına başkalarını karıştırmamak. Yabancı sermayeden yardım beklemektense yerli girişimcileri desteklemek onlara yol gösterip eğitim sağlamak.Hazır almaktansa üretmeye teşvik etmek.
Bizde olanlarsa çok garip bu gün bile bizim ekonomik planlarımızı başkaları yapıyor.Yerli üreticilere destek olmak yerine kota koymak imalata teşvik etmek yerine ithalata kolaylık sağlamak.Ülkemizde olsa bile yabancı patentlerle üretilen mallara uzun süreli reklam kolaylığı sunmak bütün firmaların reklamlarda çocuklara oynamasına izin vermek hep üzüntüyle karşıladığım şeyler.Bu şeyleri hep bizim devlet politikamızın içinde görmek neden acaba_?
Sizcede bizim politikamızı başkalarının planlaması olabilirmi _?
İhracatı az olan bir çok ülke kendi topraklarını açık pazar yapmaktansa yüksek ithalat vergileri ile iç pazarı canlı tutmaya ve dışarı döviz akışını azaltmaya çalışırken bizim ülkemiz gümrük birliği gibi saçma antlaşmaşmalarla yerli üretici iflasa üretimden soğutmaya ve hatta ölüme terketmektedir.Amacım elbette komplo teorisi kurmak insan ayrımı yapmak değil ama birileri sadece antlaşma yapma egolarını tatmin etmek için ülkemize zarar vermesinede göz yummak istemiyorum.
Şu anda devlet büyük sermayeleri özelleştiriyor, elbette mantıklı sebepleri var, yıllardır sömürülen devleti artık boşa adam beslemekten kurtarmak, zarar eden yada ileride etme ihtimali olan girişimleri özelleştirip devleti iş veren olmaktan çıkarıp sadece denetleyen ve düzenleyen bir kurum haline getirmek.Bu şekliyle yani bize anlatıldığı şekliyle bakınca çokta masum görünüyor.
Ama devletin ekonomiden, girişimden elini çekmesi demek piyasanın sadece büyük sermayelere kalaması rekabet edemeyen her birimin yok olması toplumun işçi ve patron sınıfı haline gelmesine sebep olabilir.
Birde şu açıdan bakalım sizin çalışanınız yok, üretiminiz yok, rekabetiniz yok, bütçeniz vergilerden oluşuyor, yatırımlarınız insanlara gelir sağlamaktan çok uzak, yani toplumdan çok uzak bir devletsiniz.
Size asgari ücret belirleme hakkını kim verecek ? Benim, çalışanlarıma ne kadar para ödeyeceğime karar vermek nasıl sana düşebilir.tabiki bunlar iyimser bakışlar.Özel sermayeler bizim ülkemizden daha kolay sömürülecek bir yer bulduklarından oralarda girimşimler yapmak için bizi terkettiklerinde iş yerlerini kapatıp gittiklerinde kim iş veren olacak_? İşsizliği engellemek için ne yapabiliceksin_?
Böyle bir durumda devletin herşeye yeniden başlması gerekir ama bu kez karşısında çalışmayan üretmeyen belirli işçi sınıflarında üretimi bilen ancak üreticek koşulları olmayan insanlar kalacak.En kötüsüde kazan mayan insanların vergi verme imkanıda olmayacak.
Savaştan çıkmış gibi yokluk ve açık çeken bir halk kalabilir. İmalata destek vermek derken en büyük kastım tarımı desteklemekti. Yiyeceğini üretebilen bir millet için herzaman bir umut vardır.
Ama en önemlisi devlet herzaman biyerlerde üretimde bulunup tekelciliğe engel olmalı ve işveren olmaktan vazgeçmemeli.
__________________
http://www.abonem.com
|