'Hey Onbeşli, Onbeşli' dizi film oluyor
Tokat yöresine ait ''Hey Onbeşli, Onbeşli'' türküsünün dizi film olması amacıyla çalışma başlatıldığı bildirildi.
Vision Ajans film şirketinden yapılan yazılı açıklamada, ''Hey
Onbeşli, Onbeşli'' dizi filminin senaryo yazarı Emin Ulu ile Vision
Ajans arasında imzalanan protokolle, dizi filmin yapım ve yayın
hakları ile ilgili sözleşme yapıldığı belirtildi.
''Hey Onbeşli, Onbeşli'' adlı dizinin ''senaryosunun içeriği ve
gündemselliği ile uluslararası platformu yakından ilgilendiren bir
dizi film'' olacağına dikkat çekilen açıklamada, tarihin Tokat'ta
bıraktığı izleri en iyi şekilde yansıtacağı ifade edilen dizinin,
kentin uluslararası tanıtımına da büyük katkı sağlayacağı kaydedildi.
-''TÜRK-ERMENİ İLİŞKİLERİNE TARİHSEL BİR YAKLAŞIM''-
Dizinin senaryosunun en önemli detaylarından birisinin tarihsel
doğruluk üzerine kaleme alınması olduğu belirtilen açıklamada,
senaryonun Türk-Ermeni ilişkilerine tarihsel bir yaklaşımla ışık
tuttuğu, bu nedenle de Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve
Turizm Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu, tarihçi
profesör ve yazarların katılımıyla gerçekleştirilecek final toplantısı
için çalışmaların sürdürüldüğü kaydedildi.
Açıklamada, ''Hey Onbeşli, Onbeşli'' dizisinin yalnızca bir şehri
anlatmadığı, bütün Ortadoğu'yu içerisine alan, kendi çapında geniş bir
coğrafyanın çilelerini, acılarını, özlemlerini anlatan destansı bir
yönü bulunduğu belirtildi.
-''HİCRİ 1315 DOĞUMLU GENÇLERİN ASKERE ALINIŞ ÖYKÜSÜ''-
Kaynaklarda, hicri 1315 doğumlu gençlerin askere alınış öyküsünü
anlattığı belirtilen, ''Hey Onbeşli Onbeşli/Tokat Yolları
Taşlı/Onbeşliler Gidiyor/Kızların Gözü Yaşlı...'' türküsüyle ilgili
şöyle deniliyor:
''Kimi Çanakkale'ye, kimi Filistin'e, kimi Yemen'e giden gençler
arkalarında gözü yaşlı duacı analarla, sabırlı yavuklular bıraktılar.
Analar, ardından bir maşrapa su döktükleri delikanlıları için
yanaklarından süzülen yaşlarını yazmalarının ucundaki gül oyalarına
silerken geride kalan kalbi kırık yavuklular ise içlerindeki yangını
henüz 18 yaşında olan yiğitlerin ardından ağlayarak, türkü yaptılar.''
|