‘İzmir Mitingi en büyük miting olacak’
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, 13 Mayıs Pazar günü İzmir’de yapılacak mitinge katılımın çok yüksek olacağını söyledi. Saylan, “Katılım olağanüstü olacak, çok heyecanlanıyorum” dedi.
İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapılacak mitingin tarihiyle ilgili tartışmalara açıklık getiren Saylan, Atatürkçü Düşünce Derneği ile bir sorun yaşanmadığını söyledi.
Türkan Saylan, İzmir Mitingi’nin çok büyük bir miting olacağını belirtti. Saylan mitinglerin ne zamana kadar sürüceğine ilişkin olarak, “Sonuç alınana kadar sürecek” dedi.
Atatürkçü Düşünce Derneği’nin, 13 Mayıs Pazar günü yapılacak mitinge katılmayacağı ve 19 Mayıs Cumartesi günü İzmir’de ikinci bir mitingi düzenleyeceği söylendi. Dernekle bir sorun mu yaşadınız?
Hayır. Farklı günler belirlemişler, onu tek bir güne birleştirdik.
Onlar 19’unda diye düşünmüşler, ikisi çakışınca konuşulup karar verildi. Onlar biraz daha geç olsun, bir şeyler belli olsun diye düşünmüşler ama İzmir’deki bütün gruplar 13’ünde karar kılınca, onlar da benimsediler.
İzmir’deki miting Çağlayan Mitingi’nde olduğu gibi yine kadın kuruluşlarının ağırlıkta olduğu bir miting mi olacak?
Kadın ağırlıklı ama Cumhuriyet mitingi demek daha doğru olur. 13 Mayıs Anneler Günü olduğu için özellikle bu tarihi tercih ettik. Türkiye’nin annelerinin katılacağı bir mitingi olsun istedik. Katılım olağanüstü olacak, çok heyecanlanıyorum.
Sloganlarda farklılık var mı?
Hayır. Sloganlar İstanbul’dan İstanbul’a gönderildi. Ama tabii ki yüzlerce dernek var, oradaki arkadaşlar da kendilerine göre birşeyler yapmış olabilir. Şu anda her şey yolunda. Mitingde ben de olacağım ve bir konuşma yapacağım.
POLİTİKACILAR HALKI DİNLEMEYİ ÖĞRENDİ
14 Nisan’dan bir gün önceki durumla, bugünün karşılaştırmasını yapabilir misiniz? O günden bugüne neler değişti?
Esas 4 Kasım’ı var. Bu iş ilk defa Ankara’da, 4 Kasım’da, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin öncülüğünde başladı. Ondan sonra da 14 Nisan Tandoğan ve 26 Nisan Çağlayan mitingi gerçekleşti. Bu mitinglerden sonra her aşamada siyasal değişimleri gördük. Abdullah Gül cumhurbaşkanı olmadı ve adaylıktan çekildi. Erken seçim kararı alındı. Partiler kadın aday peşinde geziyor. İnanılmaz bir değişim var. Bugün gazetede okudum, AKP 30 kadın aday koyuyormuş. 30 çağdaş kadın, ne kadar güzel! Bütün bunlar çok önce olsaydı keşke. Politikacılar halkın sesini dinlemeyi öğrendi. 3’te bir oyla, 3’te 2 çoğunluğu almış bir partinin artık politikada geçerli olmadığı, eski dönem siyasetin tamamen değiştiğini, halkın sesini dinlemeden bir şey olamayacağını ortaya koydu. İkincisi Türkiye Cumhuriyeti’nin tepeden devrim geçirmiş bir düzeni değil, tamamen alttan gelen, eşitlikçi ve laik bir düzeni benimsemiş olduğu anlaşıldı. Çağlayan’ın bize gösterdiği en önemli şey şu oldu: Bütün Türkiye’nin her tarafından, İstanbul’un varoşlarından, geleneksel başörtülü kadınlarımız, hepsi Atatürk ve laik Cumhuriyet için oradaydılar. Bizim karşı duruşumuz, sadece T.C.’nin seçim çağındaki genç kızlarımız veya eğitim görüp dairelerde çalışacak kızlarımızın türban adı verilen, belki Araplardan alma bir giysiyle politik arenaya sürümeleri. Bu kızlarımızı artık militan yapmasınlar, onlar da hayatlarını yaşasınlar.
Cumhuriyet mitingleri ne zamana kadara sürücek?
Bu konuyu tartışıyoruz. Atatürkçü Düşünce Derneği bitmesini istiyor. Kadın kuruluşları ise ihtiyaç oldukça devam etmesinden yana. Eskişehir ve Samsun hazırlanıyor, Bodrum istiyor, başka illerden de miting isteği var. Bu coşku sürdükçe sürmeli mi? Tabii bu 13’ündeki mitingden sonra değerlendirilebilir. Bu ivme düşmesin diyorlar, millet bıkarsa diye düşünüyorlar.
Sizce bıkarlar mı?
Zannetmiyorum. Bu mitingler sonuç alınana kadar sürmeli. Şimdi bizim ana hedefimiz, üç sosyal demokrat partinin elele tutuşması. İkisi oldu, inşallah üçüncüsüyle de el ele verirler. Sadece Murat Karayalçın’ı alsalar bile, simgesel olarak, yeter. Ondan sonra seçim çalışmaları yapılacak. Bakın çok güzel adaylar buluyorlar. Bürokrasi boşalıyor.
AKP BÜYÜK BİR ÇATLAK YAŞAYACAK
Bu durumda Cumhuriyet mitingleri misyonunu tamamlamamış görünüyor, öyle mi?
Görünmüyor. Laik, demokratik bir hukuk devleti oluşana kadar, insan haklarının, kadın haklarının ön plana geçtiği, çocuk haklarının sayıldığı, parlamentoda ve bütün karar mekanizmalarında kadınların da yer aldığı bir sistem kurulana kadar... Meclis’te son ana kadar yasa çıkarılmaya çalışılıyor. Son ana kadar bu inat niye? Bu inadın kırılması ve herkesin gerçekler üzerinden hareket etmesi gerekiyor. Onlar da bizim kardeşlerimiz. Bence AKP büyük bir çatlak yaşayacak.
Necla Arat milletvekilliği için adaylığını koydu...
Çok sevindim. Ben de bugün öğrendim.
Sizin böyle bir girişiminiz olmayacak mı?
Hayır. Benim böyle bir beklentim yok.
Politikaya atılmayı sonrası içinde mi düşünmüyorsunuz?
Ben bir ablayım. Ülkesini çok seven ve çok iyi tanıyan. Bana danışıldığı zaman bilgilerimi veririm. Ama ileride inşallah gerçekten sosyal demokrat bir milli eğitim ve sağlık olursa bütün bilgilerimi aktarmak istiyorum. Türkiye’nin en büyük sorunu eğitim ve sağlık.
Seçmen olarak zorlandığınız gibi birikimlerinizi tam olarak yansıtacağınız bir parti olmamasından dolayı mı uzak duruyorsunuz?
Maalesef öyle. Diyanet’e verdikleri bir senelik bütçeyi Milli Eğitim’e verseler hiçbir sorun kalmayacak.