‘Laiklik üzerinden de siyaset yapılamaz’
Başbakan Erdoğan, laiklikle ilgili olarak “Laik bir devleti savunma anlamında ben laikim ama İslam’ın karşısına koyduğunuz zaman, o anlamda değilim. Çünkü devlet laiktir” dedi.
“Din üzerinden siyaset yapılamayacağı gibi laiklik üzerinden de siyaset yapılamaz” diyen Erdoğan, yüzde 10 seçim barajı konusunda da “Şu anda istikrar açısından gerekli” diye konuştu.
Pazar gününden bu yana devam eden Uluslararası Basın Enstitüsü’nün İstanbul’da düzenlediği toplantı sona erdi. İnsan hakları, aile içi şiddet, haber ve yorumculuk gibi konuların ele alındığı toplantının kapanış töreninde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Radikal Gazetesi Köşe Yazarı Altan Öymen, İnternational Herald Tribune Yayın Yönetmeni Michael Oreskes ve Neue Zürcher Zeitung Genel Yayın Yönetmeni Marcus Spillmann’ın sorularını yanıtladı.
Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin son yıllarda gerçekleştirdiği atılımlar değerlendirildiğinde, bunların AB üyelik sürecinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtertti: “Türkiye AB’ye üye olmakta kararlıdır. Bu çerçevede gerçekleşen reformları bazen AB ile beraber, bazen kendi başımıza ama her halükarda büyük bir titizlik ve azimle gerçekleştirdik. AB’ye katılım yolunda inişler ve çıkışlar olacaktır. Bu yolculuğun sıkıntılı olduğunu biliyoruz. Engellerin olabileceğini biliyoruz. Ama bunları sabırla, kararlılıkla aşmaya da ant içmiş durumdayız. Önemli olan Türkiye’nin bu kararlılığının Avrupa’da da karşılık bulmasıdır.”
Erdoğan, bu hedefin stratejik anlamının gözden kaçırıldığı ve Türkiye’nin içinde bulunduğu büyük resmin hesaba katılmadığı bir Avrupa Birliği’ni düşünmenin mümkün olamayacağını ifade ederek, böyle bir Avrupa Birliği’nin stratejik vizyondan yoksun, dünyanın gidişatını okuyamayan ve küresel aktör olma yolunda kararsızlık taşıdığı izlenimini vereceğini vurguladı.
SORULARI YANITLADI
Altan Öymen’in, TCK’nın 301. maddesine ilişkin sorusu üzerine Erdoğan, iki alternatifin öne çıktığını, bunlardan birinin 301’in tamamen kaldırılması, diğerinin de “Türklük” kelimesi yerine “Türk milleti” şeklinde bir ifade konulması olduğunu belirtti.
Bu süreçte birçok sivil toplum kuruluşu ile de görüşmelerde bulunduklarını hatırlatan Erdoğan, “Biz 301 noktasında, şu anki yapısıyla bir direnç koyma noktasında değiliz. Eğer bu noktada bize sağlıklı bir teklif gelirse, bunun üzerinde çalışabiliriz; bizim yaptığımız bu” diye konuştu.
Erdoğan cumhuriyet mitinglerinde gündeme gelen ‘Ne şeriat ne darbe, demokratik Türkiye’ sloganının partisini hedef almasanın mümkün olmadığını belirtti: “4.5 yıldır Türkiye’de şeriata yönelik ne oldu ki bu kaygı olsun. Bunun nedeni nedir buna bakmamız lazım. Birisi eline pankart alıp bu vardır dedi diye buna mı itibar edeceğiz. Türkiye ciddi bir değişim var. Kavramlar artık yerine oturuyor. Demokrasi daha güçlü bir şekilde yerine oturuyor. Bu tür pankartlar açılabilir. Şu anki iktidar bu ikisine de taraftar değil.”
AK PARTİ DİN EKSENLİ DEĞİL
Erdoğan, “Laikliğe bakışınız nedir?” şeklindeki bir soru üzerine, “Laiklik bir din değildir, İslam bir dindir. İslam ve laikliği aynı terazide tartamayız. Din üzerinden siyaset yapılamayacağı gibi laiklik üzerinden de siyaset yapılamaz. Biz, yola çıkarken dedik ki; AK Parti, din eksenli bir parti değildir, insan eksenli bir partidir” diye yanıt verdi.
Başbakan Erdoğan, laikliğin, tüm inançlarla eşit mesafede ve onların güvencesi durumunda olduğuna dikkati çekti: “Kişi laik olamaz, devlet laik olur. Bir kişi, laik bir devleti savunmak anlamında ‘laikim’ diyorsa ona eyvallah,onu da kabul ediyoruz ama bunu ‘İslam karşıtı’ olarak getirdiğiniz zaman, burada bir yanlışa düşersiniz. Benim anlatmak istediğim bu. Bunu birbirine karıştırmayalım.
Ben, ‘bütün sistemler araçtır’ diyorum. Demokrasi de laiklik de dinler de bir araçtır. Amaç, insanların mutluluğu ve saadetidir. Bunu birbirine karıştırmayalım. Eğer sistemleri amaç haline getirirsek, o zaman tabular yaratırız.”
Demokrasiyi amaç olarak ifade eden bir bilim adamı bulunmadığını ifade eden Erdoğan, Türkiye’de kendisi de buna ilişkin sözler söylediği için karşısına dikilenlerin bulunduğunu bildirdi.
LAİK DEVLETİ SAVUNMA
Başbakan Erdoğan, “laiklik” ile ilgili bir başka soru üzerine de şöyle yanıt verdi: “Ben, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinin başbakanıyım. Laik bir devleti savunma anlamında ben laikim ama İslam’ın karşısına koyduğunuz zaman, o anlamda değilim. Çünkü devlet laiktir. Bu noktada ben laikim. Bunu birbirinden ayıralım. Benim partim din orijinli bir parti değildir. Böyle bir şey söz konusu değil. Benim partimde görülen insan profili ne ise diğer siyasi partilerin hemen hepsinde aynı insan profili var.
AK Parti’ye oy verenler arasında, daha çok dindar insan profili görülebilir. Diğerlerinde daha az görülebilir. Bunu ölçmek bana ait değil. Beni ilgilendirmez. Ben sadece programım ve tüzüğümle milletimin karşısındayım ve milletimin yüzde 100’üne hitap ediyorum. Bunun üzerinden ne kadar oy alabilirsem, bu oyla ülke yönetimine talip bir partiyim.”
YÜZDE 10 BARAJI KALMALI
Erdoğan “Yüzde 10 baraj konusunda niye hiç değişiklik düşünmediniz?” sorusunu ise “Yüzde 10 barajını benim iktidarım koymadı. 1987’den bu yana bu baraja muhalif olanlar neredeydi? Ben yüzde 10’a karşıyım ama şu anda istikrar ve güven açısından gerekli görüyorum. Koalisyonlar Türkiye’nin zararına oldu.” şeklinde yanıtladı.
Erdoğan Irak işgaliyle ilgili soruyu ise “Takvim ilan edilerek koalisyon güçlerinin oradan çıkması yerinde olur” diye yanıtladı.