Livaneli: Hafızası Baykal’ı yanıltıyor
Baykal, Erdoğan’la gizlice buluştuğu ve “İki ayda gider” dediği haberlerini yalanladı, Zülfü Livaneli ise ısrarlı: “Herhalde hafızası kendisini yanıltıyor. Çünkü tanıklar var.”
Baykal, basın toplantısında Livaneli'nin sözleri için "sığ" dedi ve kesinlikle reddetti.
CHP lideri Deniz Baykal’ın, Tayyip Erdoğan’la milletvekilliğinden önce gizli bir görüşme yaptığı, daha sonra milletvekilliği yolu açmasına tepki gösterenlere de “İki ayda giderler” dediğini yazan Zülfü Livaneli, Baykal’ın bu iddiayı “kesinlikle” reddetmesine rağmen ısrarlı. Livaneli, NTVMSNBC’ye “Hafızası yanıltıyor, çünkü tanıklar var” dedi.
Baykal, dün basın toplantısında gazetecilerin soruları üzerine, Tayyip Erdoğan’ın parlamentoya girmesine yol açmakla iftihar ettiğini, bunu demokrasinin gereği olarak önemsediğini, karşı çıkanları önemsemediğini söyledi.
Baykal, şöyle dedi:
“Ama, 2 ay sonra perişan olacağı, iflas edeceği düşüncesiyle bunu yaptığımı kimse söyleyemez. Hiçbir zaman böyle bir şey söylemedim. Çok yanlış, çok tehlikeli bir çarpıtma. Kesinlikle bu doğrultuda bir tek cümlem yoktur. Hangi ihtiyaçtan kaynaklandığını, belki herkesin bulabileceği, yapay, haksız bir değerlendirme. Bugün gelinen noktayı, o zaman fırsat verildi diye değerlendirmek ise çok sığ, demokrat olmayan bir yaklaşım.”
Livaneli ise, Baykal’ın bu sözleri üzerine NTVMSNBC’ye şöyle dedi:
“Bugün sayın Baykal genel olarak benim köşemde söylediklerimi yalanlamadı. Bir tek ‘İki ay içinde giderler, demedim’ dedi. Herhalde hafızası kendisini yanıltıyor, diye düşünüyorum. Çünkü bu konuda tanıklar var. O yüzden yazdıklarımı kabul etmiş olmasına sevindim.
BAYKAL TÜRKİYE’Yİ DEĞİŞTİRECEK ŞARTI UNUTTU
“Sayın Baykal, ‘Benim demokrasi anlayışımın gereği idi ve bu kadar oy almış bir parti başkanı Meclis’e girmeliydi’ diyor. Bu doğru ve ben de buna itiraz etmiyorum, Zaten benim konum da bu değildi. CHP’nin o dönemde bir şartı vardı; dokunulmazlık kalkmadan, anayasa değişiklik teklifinize onay vermem, diyordu. Baykal’ın birden bire o şarttan vazgeçmiş olması her şeyi değiştirdi. Çünkü eğer dokunulmazlık önce kaldırılsaydı ve Tayyip Erdoğan’ı milletvekili yapan Anayasa değişikliğine sonra gidilseydi, Erdoğan dahil olmak üzere birçok milletvekili ve bakanın yargılanmaları devam edecekti. Bu da Türkiye’de bir çok şeyi değiştirecek, belki de Erdoğan başbakan olamayacaktı. Esas konu budur.
YÖNTEMLER ANTİDEMOKRATİKTİ
“Bir de ayrıca yöntemler de demokratik değildi. Bir milletvekili istifa ettirildi, Siirt’teki bir sandıkta seçim heyeti tam oluşmamış gibi sudan bahanelerle seçim iptal edildi. Ve oradan bir milletvekili seçildi. Bunlar da antidemokratik uygulamalardı ve orada bir zorlama söz konusu idi.”
Yazısıyla ilgili çok sayıda tebrik mesajı, birkaç tane de “Niye daha önce söylemedin” diye sitem mesajı aldığını anlatan Livaneli, bu olayı daha önce yazdığını, ancak tam seçimden önce hatırlatıp CHP’ye zarar vermek istemediğini belirtti.
CHP: GİZLİ BULUŞMA VE ANLAŞMA YOK
CHP lideri Deniz Baykal’ın iddiayı reddetmesinin ardından, CHP İletişim Koordinatörü Baki Özilhan da bir açıklama yaparak, “Baykal’ın 3 Kasım seçimlerinin ardından başbakanlığı öncesinde Erdoğan’la gizlice buluştuğu ve bir anlaşma yaptığı iddiasının gerçek dışı olduğunu” bildirdi.
Özilhan şöyle dedi: “Genel Başkan Deniz Baykal, ne seçim öncesi ve ne de Sayın Erdoğan Başbakan olmadan önce, ne Beylerbeyi’nde, ne de başka bir yerde AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile herhangi bir görüşme yapmıştır. Böyle bir görüşme yapılmadığı için, Sayın Erdoğan’ın ne hukuki durumu, ne de özel konumuna ilişkin bir değerlendirme yapmıştır.”