Dayak ve psikopat tartışması
ZEYNEP TOKUŞ DAYAK YEDİ! REHA MUHTAR YORUMLADI
Ünlü jinekolog Alp Nuhoğlu, "Beni dövdü" diyen eşi Zeynep Tokuş'tan boşanacağını açıkladı.
Nuhoğlu'nun, erkek arkadaşlarıyla buluştuğu yemeğe, eşi de katıldı. Arkadaşları, "Aramızda ne işi var" dedi. Tokuş, kocasının kendisini savunmamasına tepki gösterdi. Kavga çıktı. Tokuş, "Dayak yedim" diyerek karakola gitti...
İNŞALLAH BOŞANACAĞIM
Kavganın taraflarını aradık. Tokuş, ağladığı gerekçesiyle telefona çıkmadı. Nuhoğlu ise, "Zeynep psikopat. Burnundan estetik olmuştu. Karakola gittiğimizde burnunu kırdığımı söyledi" dedi.
Psikopat Zeynep'ten yakında boşanacağım
Eski Türkiye Güzeli Zeynep Tokuş jinekolog eşi Alp Nuhoğlu'ndan dayak yediğini iddia ederek şikâyetçi oldu. Suçlanan eş ise iddiaları reddederek, yakında boşanacaklarını söyledi '.
Bülent Helvacı ile boşandıktan sonra jinekolog Alp Nuhoğlu ile nikah masasına oturan oyuncu Zeynep Tokuş'un bu mutluluğu da kısa sürdü. Geçtiğimiz yıl evlenen çift karakola yansıyan dayaklı bir kavganın kahramanı oldu. Söylentiye göre Alp Nuhoğlu ve Zeynep Tokuş arasındaki gerginlik, Eftelya isimli balıkçıda başladı. Alp Nuhoğlu, beş erkek arkadaşıyla birlikte yemek yediği balıkçıya, eşi Zeynep Tokuş'u da çağırdı. Zeynep'in masaya gelmesiyle birlikte Nuhoğlu'nun arkadaşları, "Burada kadının ne işi var" deyince, Tokuş sinirlendi. Eftelya'da başlayan gerginlik evde artınca, gece Arnavutköy Polis Karakolu'nda son buldu.
'BENİ RENCİDE ETTİ'
Tokuş'un polise, eşinin kendisini dövdüğünü ve sonrasında "Çocuğunu da al ve git... Seni herkese rezil edeceğim" diye tehditler savurduğunu söylediği öğrenildi. Tokuş, dayak yemesinin sebebi olarak ise, "Evde eşime, arkadaşlarının sözleri karşısında rencide olduğumu söyleyip, 'beni neden savunmadığını' sordum. Bunun üzerine bana 'kapat çeneni' diye bağırdı. Cep telefonunu üzerime fırlattı. Ben de cep telefonunu alıp pencereden dışarıya attım. Ondan sonra bana tekme ve yumruklarla saldırarak dövdü" şeklinde ifade verdi. Alp Nuhoğlu ise, dayak iddialarını yalanlayarak, eşi Zeynep Tokuş'u psikolojik sorunları olan biri olarak tanımladı ve şunları söyledi:
'EVLENMEKLE HATA ETTİM'
"Doktor olarak böyle bir konuyla gündeme gelmeyi hiç istemezdim ama maalesef oldu. Zeynep psikopat bir kadın. Normal insan onun yaptıklarını yapmaz. Onunla evlenerek, büyük hata yaptım. Burnundan estetik olmuştu. Karakola gittiğimizde, 'onun burnunu kırdığımı' söyledi. Siz hiç kırık burun gördünüz mü? Kırık burun öyle olmaz. Bütün bu olayları psikopatlığına yaptı ve her şeyi abarttı. Balıkçı Eftelya'da hiç öyle bir tartışma olmadı. Hatta hiç tartışma yaşanmadı. Şahitlerimiz var." Alp Nuhoğlu, dayak iddialarının duyulduğu gün eşiyle ilgili gazete ve dergi arşivlerinde bulunan daha önceki haberleri görünce de çok şaşırdı. Zeynep Tokuş'un daha önce iki kez intihara teşebbüs ettiği iddiasını ilk kez duyan Nuhoğlu'nun tepkisi, ilginç oldu: "Ben bir deliyle mi evlenmişim?"
SABAH / GÜLŞEN YÜKSEL
İşte Sabah Gazetesi yazarı Reha Muhtar'ın yazısı:
Kadın zekâsı karşısında rezil olanlar...
"Bana attığı cep telefonunu, alıp pencereden dışarı fırlattım... Ondan sonra bana tekme ve yumruklarla saldırarak dövdü..."
Türkiye'nin eski güzeli olarak başladığı hayat serüvenine, bir evlilik ve bir çocuktan sonra, ünlü jinekolog Alp Nuhoğlu'yla evlenerek devam eden Zeynep Tokuş, kocasından yediği dayağı böyle anlatıyor...
Kocası ise, dayak atan durumundan kendini kurtarmak için, doktor kimliğini ön plana çıkartıyor.
Karısını tıbbi sayılabilecek sıfatlarla tanımlıyor:
"O bir psikopat..."
Müthiş tartışma, cep telefonunun pencereden fırlatılmasıyla fitil olan bir doktorun, karısını tekme tokat dövmesiyle devam ediyor...
Daha doğrusu taraflar öyle diyor...
Zeynep'in psikopat olduğuna evlendikten ancak bir yıl sonra karar veren doktor, psikopat dediği eşinin "Dayak laflarına inanmayın, benim eşim deli" diyor...
Zeynep ise, "Ben o zamanlar intihar etmemiştim, yanlış ilaç içmiştim" diye deli olmadığını anlatmaya çalışıyor...
Dayaktan, deliliğe, psikopatlıktan, fırlatılan cep telefonuna kadar, buram buram ikili delilik kokan bir durum onlarınki...
Ama bizi ilgilendireni elbette ki kadına yönelik dayak etkisidir...
Aslında, pek söylenmez... Çünkü söylenmesi hoşa gitmez...
Gerçekte iki tür dayak vardır... Bir politika olarak dayak... Bir öfke olarak dayak... Etik ve hukuk olarak dayak dayaktır...
Utanılası ve rezil olunası bir durumdur...
Ama psikolojik durum incelemelerinde öyle değildir...
Arada fark vardır... Ve o fark, kadının erkekten ne kadar daha zeki olduğunu kanıtlar...
Politika olarak dayak, ikili ilişkide daha zayıf olan kadını, ezmek, sindirmek, sesini çıkarmasını engellemek için yapılır...
"Sırtından dayağı, karnından bebeği eksik etmeyeceksin" anlayışının tezahürüdür...
Bunu yapan erkekler, yontulmamış barbardır...
Ve aslında sadisttir... Hitler'in ruhuna Fatiha okutur.
Kadına yaptıklarını, bir ırka ve insanlığa yönelik de yapar...
Sadistliği bireysel değil, kütleseldir...
Bir öfke olarak dayak atan erkekler ise, sadist değil, çaresiz ve zavallıdır...
Zekâ ve akıl katsayıları kadının altındadır...
Kadın onları kilitleyebilir... Sekiz edebilir... Zavallı, sümsük ve çaresiz bırakabilir...
Bu anlarda ellerindeki tek fazlalık kaba güçleridir...
Böylesi durumlarda, cinsiyetinin kuşaklar öncesinden kalan kaba kuvvetine, barbarlığına ve şiddetine başvururlar...
Bazen alkollü bazen alkolsüz hem her halükarda, kadın zekâsı karşısında çaresiz bir barbarlık sergilerler...
Ve yapılabilecek en bok işi yaparlar...
Kadına vururlar...
Kadın karşısında çaresiz kalan zekâlarına ek olarak bir de ayı damgası yerler...
Rezil ve rüsva olurlar... Kadın zekâsı karşısındaki çaresizlikleri, yedikleri bu bokla bir daha silinmemecesine tescillenir...
Kadın daha zekidir... Fitil etmek istiyorsa eder, intikam istiyorsa alır...
Erkeği, duygusal olarak bir o yana bir bu yana savurmak istiyorsa savurur....
Öyle anlarda bok yemeden, sakin durmakta yarar vardır...
Aksi halde adınızın başına ayı sıfatı eklenir...
|