İŞTE DOST BU
İŞTE DOST BU
Dünyâda birbirini, Allah için seven iki kişi, kıyâmet gününde hesaba beraberce çağrılır. Ne var ki, her ikisi de azaba müstahak olurlar.
Azap melekleri, her ikisini de tutup, Cehenneme doğru sürükleyerek götürürler. Onlar birbirlerine bakarak, son bir ümit kapısı olur mu acabâ, diye içlerinden geçirirler. Tam bu esnâda, iki arkadaştan biri Cenâb-ı Hakk’a şöyle niyazda bulunur:
— “Yâ Rabbi, dünyada bizler birbirimizi senin rızân için sever ve dostluk ederdik. Şimdi, ikimiz de günâhlarımız sebebiyle, azâba müstahak olduk. Her ikimiz, senin hüküm ve fermanına boynumuzu büküyoruz. Fakat senden son bir isteğim var: Ne olur, arkadaşımın günahını, benim üzerime yükle de, ben onun yerine de azab olunayım. Dostum ise cennetine girsin”
Kulunun bu ricâsı üzerine Cenâb-ı Erhamur Râhimin, buyururlar ki:
— “Sen bu kadar aczinle, kudretin olduğu kadar, mürüvvet ve cömertliği ortaya koyarken, benim keremime yakışan, her ikinizi affetmektir. Haydi, affettim her ikinizi, girin Cennetime!”
|