Tarihin Tuzağı, Bölüm 2
Timur kendi kompartmanına ulaşabildiği vakit rahatlamıştı. Ve Erdem adlı psişik yaratığın güleryüzü onu şaşırtmış, bir bakıma da korkusunu hafifletmişti. 'Hafifletti ya'. Kompartmanına girdiğinden bu yana o lanet çocuğu düşünmekten delirecekti. 'Ama şizofrenler saldırıdan önce genellikle böyle yaparlar. Tıpkı fırtına öncesi sessizliği gibi.'
Yine yatağına uzandı.Artık bu Yumoş kokan yastık da, ona mezar taşı gibi gelmeye başlamıştı. Sıkıntıyla püfleyerek saatine baktı. Öğlen onikiydi. 'İstanbul'a varmaya az kaldı. Sabret! Sabret!'.
Çocukluğunu geçirdiği Ankara sınırından geçtiğinden bu yana sıkıntı çektiğini farketmişti. Ellerini, uzun saçlarının arasına sokmuş, öylece etrafa bakınırken aklına garda tanıştığı yaşlı öğretmen geldi. Sonra'"Umarım son gördüğüm doğru insan o olmaz,"dedi, dudaklarını kıpırdatmadan gülerek. Ya peki o güzel bayan ne olacak? Yemekhaneden çıktığında, daha anlattıklarının bitmediğini söylemişti. Şimdi ne yapacağını bilmiyordu. Zamanın bir türlü geçmek bilmediği zamanlarda hep sıkıntı yaşarsınız. Tıpkı gece uyuyamadığınızda, dolaptan simsiyah bir karabasanın çıkıp üzerinize atlaması gibi.
Gece çocuğun korkusundan uyuyamamıştı. Bunun acısını şimdi çıkarmak istiyordu. Nasıl olsa üç dört saat sonra muradına erecekti. O insan olacak yaratığın bu iyi halini değerlendirip, yorgun ve uykusuz vücudunu dinlendirecekti. Yavaşça yatağa uzandı. Gözlerini kapar kapamaz horlamaya başladı. Ve trenin o hoş, bir o kadar da depremi andıran korkutucu sallantısıyla rüyalar alemine daldı.
### ###
Timur sabah olduğunda ilkin cep telefonunu kontrol etti. Telefon kapalıyken onu bilmediği bir numara aramıştı. Kalp atışları hızlandı. "Arayan Eylül olmalı." Ama ona telefon numarasını vermemişti. Vücudu, solmuş bir çiçek gibi eğildi. Eğilerek tekrar numaraya baktı.'0441744743178'. Kafasını uyuz köpek gibi kaşıdı. Numarada bir gariplik vardı. Ev numarası olduğu belliydi. Ve de Türkiye'den aranmamış olduğu da. "Bunu evime vardığım zaman düşünürüm."
Kalkıp pencereye doğru yürüdü. Güneş üç günlük performansını koruyordu. Yine uzaklara daldı psikopat çocuğun annesini düşünüp. O kadınla kesin bağlantı kurmalıyım diye düşündü. Ama kafasının bir yanı da çocuğu düşünüyordu; bunun sakın deneme diyordu. Birden kapı hızla açılarak hafif bir gürültü çıkardı. Timur öyle dalmıştı ki, kapının sesini duyamadı bile."Hayır. O kadınla bağlantı kurmalıyım", dedi içini çekerek..
Arkasından korkutucu bir ses geldi. "Sen bunu yaptın bile!"Ses o kadar ürkütücüydü ki, şiddetle Timur'un kulaklarında yankılandı.
Arkasını hızla döndüğünde yine o çocuğun maske kadar anlamsız suratıyla karşılaştı. Neyse ki annesi de yanındaydı. Bu, Timur'un yüzünün gülmesine yeterli olmuştu. Yine de içinden,umarım son söylediğimi duymamıştır diye yalvarıyordu.
Eylül, çocuğun önüne geçerek mutlu bir tavırla ,"Evet.Sonunda geldik,"dedi.
Timur da biraz onlara yaklaştı."Doğru. Sanırım istasyona beş dakika kaldı."Çocuk ve kadının ellerindeki bavulları gördü. "Hay Allah. Ben bavullarımı toplayayım. Henüz yüzümü bile yıkamadım."
"Biz de odada sizi bekliyor olacağız."
|