Abonem.COM Forumları  - Müzik, Kültür Sanat, Atatürk, Sağlık, Aşk, İslam, Güvenlik, Oyun, Spor, Donanım  

Geri git   Abonem.COM Forumları - Müzik, Kültür Sanat, Atatürk, Sağlık, Aşk, İslam, Güvenlik, Oyun, Spor, Donanım > Dini Bilgiler > Peygamberler
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Peygamberler Peygamberler dünyasına hoşgeldiniz...

Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 01-25-2006, 15:25
Hacker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Unutulmaz Abone
 
Üyelik tarihi: Dec 2004
Mesajlar: 1.487
Tecrübe Puanı: 55
Hacker maşallah nazar deymez inşHacker maşallah nazar deymez inşHacker maşallah nazar deymez inş
Standart PEYGAMBER EFENDİMİZİN VEFATI


Hicretin onuncu yılında Rasülullah (s.a.v), yüz binden daha fazla müslümanla birlikte Medine'den hacc için hareket etti. Bu hacc esnasında Arafat dağı yanında, İslâm'ın anayasası kabul edilen veciz ve ölümsüz hutbesini iradetti. Bu hutbesinde, İslâm'ın temel ilke ve kaidelerini beyan ederek, insanlar arasında fark gözetmeyen bir eşitlik ilan etti. Şöyle diyordu:

"Ey nas! Biliniz ki Rabbiniz birdir, babanız birdir. Hepiniz Adem'densiniz. Adem de topraktandır. Allah yanında en üstününüz, O'ndan en çok korkanınızdır. Arab'ın, Arab olmayana üstünlüğü yoktur; üstünlük ancak takva iledir."

Kur'ân-ı Kerim'in nüzûlü de Maide sûresinin 3. ayetindeki, "Bugün size, dininizi kemale erdirdim, size olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm'ı seçtim." kavl'i şerifinin nazil olmasıyla tamamlanmıştı.

Veda Hacc'ının üzerinden henüz üç ay geçmemişti ki, Rasülullah (s.a.v) ateşli bir hummaya yakalandı. Onun hastalığının şiddetlendiğini gören Ensar, Mescidi Nebî'de toplanmışlardı. Fadl b. Abbas ve Ali b. Ebi Talib, bu durumu Peygamber Efendimize ulaştırdılar. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, Ali, Abbas ve Fadl'a dayanarak Ensarın huzuruna çıktı. Başı sarılıydı. Minber'in alt basamağında oturdu, Allah'a hamd ve senadan sonra şöyle hitap etti; "Ey nas! Duydum ki, siz peygamberinizin ölmesinden korkuyormuşsunuz. Allah'ın benden önce gönderdiği peygamberlerden ebedî yaşayan biri var mı ki, ben sizin içinizde ebedî kalayım? Bilesiniz ki, elbette ben Rabbime kavuşacağım, siz de bana ulaşacaksınız. Size, ilk muhacirlere hayırlı davranmanızı vasiyet ederim. Bütün muhacirler de birbirlerine karşı hayırlı olsunlar. Allahu Teâlâ şöyle buyurur; "Asra (yani peygamberlik çağına, yahut bütün zamana veya ikindi namazına) andolsun ki, insan ziyan içindedir. Ancak inanıp iyi işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka" (onlar ziyandan kurtulmuşlardır.) Her iş, Allah'ın izniyle, iradesiyle cereyan eder. Siz olacak şeylerin sırasını değiştiremezsiniz, Allahu Teâla sizden birinizin acelesiyle, acele davranmaz. Allah'ın iznine, iradesine galebe etmeğe çalışanlar, en sonu mağlub olurlar. Allah'ı aldatmak isteyenler de muhakkak aldanırlar. Nitekim o, şöyle buyurur: "Demek iş başına gelecek olursanız, yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız."

"Ey nâs! Size Ensar halkına da hayırlı olmanızı vasiyet ederim, çünkü onlar sizden önce iman yurdunu hazırlamışlardır. Onlara iyi muamele ediniz. Onlar sizi kendi mahsullerine ortak etmediler mi? Evlerini sizinle paylaşmadılar, sizi vaktiyle evlerinde ağırlamadılar mı? Kendileri ihtiyaç içinde oldukları halde, her hususta sizi nefislerine tercih etmediler mi? O halde (ey muhacirler!) sizden biriniz iki adam arasında hakemlik yapmak görevine getirilirse Ensarın iyilik edenlerine teveccüh ve ikram etsin, fenalık yapanların kusurlarından da vazgeçsin. Biliniz ki, kendinizi onlara tercih edemezsiniz. Biliniz ki, ben size karşı çok merhametliyim, yine biliniz ki, ben Rabbime kavuşacağım, sizler de bana kavuşacaksınız. Buluşacağımız yer, Kevser havuzunun kenarıdır. Benimle havuz kenarında buluşmak isteyenler dillerini gerekli olan şeylerin dışındaki boş şeylerden çeksinler."

Rasülullah (s.a.v), 13 Rebiülevvel h. 11 (8 Haziran 632) pazartesi günü ruhunu teslim etti. Risaleti tebliği etmiş, kendisine verilen emaneti en mükemmel bir şekilde yerine getirmiş olarak ömrünün 63'ünde Rabbimizin rahmetine kavuştu.

Rasülullah'ın vefat haberi, müslümanlar üzerinde müthiş bir tesir icra etti, öyle ki büyük bir şaşkınlığa düşerek peygamberlerin de, diğer insanlar gibi öleceklerini bildiren ayetleri bile unuttular. Kılıcını çekip dikilen Ömer b. Hattâb, Rasülullah'ın öldüğünü söyleyenleri ölümle tehdit ediyor ve şöyle diyordu: "Münafıklardan bir adam, Rasülullah'ın vefat ettiğini zannetmiştir. Hayır vallahi! O ölmedi, lakin Musa'nın gittiği gibi, dönmek üzere Rabbine gitti. Vallahi Rasülullah dönecek ve öldüğünü söyleyenlerin ellerini kesecektir."

Rasülullah'ın vefatını duyan Hz. Ebubekir, Mescid'in önüne geldiğinde Ömer hâlâ, halka bir şeyler söylüyordu. O, bunlara aldırmaksızın doğruca Rasülullah'ın bulunduğu odaya girdi. Üzerindeki örtüyü kaldırarak şöyle dedi: "Babam ve anam yoluna feda olsun ya Rasülellah! Ölümünde de, diriyken olduğu gibi ne kadar güzel ve temizsin. Senin ölümünle, hiçbir peygamberin ölümüyle kesilmemiş olan peygamberlik son bulmuştur. Şanın ve şerefin o derece büyük, o kadar güzel vasıflara sahibsin ki, tanıtılmak ve üzerine ağlanmaktan münezzehsin. Ya Rasülellah! Ölümünle insanlara teselli oldun, zira nübüvvet özelliklerinle hususiyet kazanmış olmana rağmen ölüm sana da yetişti. Ölümle o derece umumileştin ki, ölümlü olmakta hepimiz seninle eşit olduk. Kendin tercih etmemiş olsaydın, ölümün nefislerimize çok zor gelirdi, eğer bizi ağlamaktan menetmemiş olsaydın, senin için gözyaşları döker; hatta göz pınarlarımızı kuruturduk. Ama, yine de göz yaşımızı tutmağa gücümüz yetmiyor. Şiddetli üzüntü ve kederi üzerimizden atamıyoruz. Allah'ım bizden ona selâm ulaştır. Ya Muhammed (s.a.v)! Rabbinin katında bizi unutma, hatırında kalalım. Sekinet ve rahatlık yaratılmamış olsaydı, korku ve üzüntü de yaratılmazdı. Allahım, nebine bizden selâm ulaştır, onu aramızda muhafaza et!"

Hz. Ebubekir, daha sonra Rasülullah'ın naşının başından ayrıldı, dışarı çıkarak halka hikmetli ve anlamlı hutbesini irad etti. Bu hutbe müslümanların aklını başına getirdi ve düştükleri hatayı hemen anladılar. Hz. Ebubekir şöyle hitap etmişti: "Şehadet ederim ki, Allah birdir, O'ndan başka ilah yoktur, O'nun hiçbir ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve rasülüdür. Yine şehadet ederim ki, Kitap (Kur'an) nazil olduğu, din meşru kılındığı, Hadîs iradedildiği, söz söylendiği gibi mahfuzdur. Allah, apaçık bir hakikattır," sonra da şöyle dedi: Ey nâs! Muhammed'e kulluk eden var idiyse bilsin ki: Muhammed muhakkak ölmüştür; Allah'a tapanlara gelince, şüphesiz Allah diridir, ebediyyen bâkidir." Devamla şu manadaki ayetleri okudu:

"Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse siz ökçelerinizin üzerinde

geriye mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerinde geriye dönerse, Allah'a hiç bir ziyan veremez. Allah, şükredenleri mükafatlandıracaktır.” Ve devam etti: "Allahu Teâlâ işini, size vasiyet etmiştir, onda ümitsizlik ve sabırsızlığa düşmeyiniz. Şüphesiz Allah, sizin yanınızdaki ve kendi yanındaki şeyleri Nebisi için seçmiştir. Onu, yarlığamasına çekip almış, Kitabını ve nebisinin sünnetini sizde bırakmıştır. Bu ikisine sarılan doğruyu bulur, o ikisinin arasını ayıran sapıtır. Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan kimseler olunuz. Şeytan, Peygamberimizin ölümü sebebiyle sizi aldatmasın, dininizden saptırmasın. Şeytanı aciz bırakacağınız şeyde, ondan acele davranınız. Size ulaşmasına fırsat vermeyiniz."

Malik b. Enes'in şöyle dediği rivayet edilir: "Bana ulaştığına göre Rasülullah (s.a.v), pazartesi günü vefat etmiş, salı günü defnedilmiştir. Müslümanlar, cenaze namazını gurublar halinde, imamsız olarak kılmışlardır." Sahabe-i Kiram, Rasülullah'ın nereye defnedileceği hususunda ihtilafa düşmüşler, bazıları doğum yeri olan Mekke'ye, bazıları ashabının yanına Cennetü'l-Baki' kabristanına bazıları da kendi mescidine gömülmesini teklif etmişlerdi. Bu esnada söz alan Hz. Ebubekir, Peygamber Efendimizin "Hiçbir peygamber, vefat ettiği yerin dışında bir mahalde defnedilmemiştir." mealindeki hadisini rivayet ederek, bu ihtilâfın ortadan kalkmasını sağladı.
Konu Kapatılmıştır


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Peygamber isen mucize gösteresin Julio_Iglesias Dini Hikayeler 0 02-19-2006 17:38
peygamber efendımızın dualarından ornekler aykIrI Dualar ve Sureler 0 01-28-2006 18:18
PEYGAMBER, PEYGAMBERLİK Hacker Peygamberler 0 01-25-2006 16:29
peyGamber efendımızın Hayati aykIrI Peygamberler 1 01-25-2006 13:25
İblisin, Peygamber Efendimiz (s.a.v) ile konuşması Master Dini Bilgiler Ve İnsan 0 05-17-2005 23:51


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:09 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0
Abonem.COM
Abonem Toplist

Arama - Toplist - Sohbet - Chat - muhabbet


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238