Abonem.COM Forumları  - Müzik, Kültür Sanat, Atatürk, Sağlık, Aşk, İslam, Güvenlik, Oyun, Spor, Donanım  

Geri git   Abonem.COM Forumları - Müzik, Kültür Sanat, Atatürk, Sağlık, Aşk, İslam, Güvenlik, Oyun, Spor, Donanım > Kültür & Sanat \ Culter & Art > Sinema > Sinema Haberleri
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Sinema Haberleri Sinema Dünyasinda Gelişen Son Durumlar...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 11-28-2007, 13:30
Julio_Iglesias - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Sahibi | Forum Genel Yöneticisi | Administrator ||||| ~ O Şimdi Asker ~ 1988/2 ~ |||||
 
Üyelik tarihi: Jan 2005
Nerden: Denizli
Yaş: 21
Mesajlar: 7.636
Tecrübe Puanı: 3756
Julio_Iglesias Site YöneticisiJulio_Iglesias Site YöneticisiJulio_Iglesias Site YöneticisiJulio_Iglesias Site YöneticisiJulio_Iglesias Site YöneticisiJulio_Iglesias Site YöneticisiJulio_Iglesias Site YöneticisiJulio_Iglesias Site YöneticisiJulio_Iglesias Site YöneticisiJulio_Iglesias Site YöneticisiJulio_Iglesias Site Yöneticisi
Julio_Iglesias - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Ölümsüz Savaşçı 30 Kasım 2007’de sinemalarda


Ölümsüz Savaşçı 30 Kasım 2007’de sinemalarda

Kahramanların yaşadığı efsanevi bir dönemde, güçlü savaşçı Beowulf, Grendel isimli şeytani bir yaratıkla çarpışır ve yaratığın acımasız olduğu kadar baştan çıkarıcı annesi tarafından lanetlenir. Bu üçlünün destansı çatışması Beowulf’un zamanı aşan edebi efsanesini doğurur.

[FONT='Arial','sans-serif']Oscar® ödüllü yönetmen Robert Zemeckis İngiliz dilinin en eski destanını en çağdaş teknoloji ile anlatırken, dijital büyüyle pekiştirilmiş canlı aksiyon sayesinde yeni bir sinema deneyimi oluşturuyor. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Bu yıl izleyeceğiniz hiçbir filme benzemeyen “Beowulf”, New York Times tarafından (“Mirrormask” ve “Sandman” çizgi romanlarıyla) en çok satan yazar seçilen Neil Gaiman ile Oscar® ödüllü senarist Roger Avary’nin ("Pulp Fiction") bu efsanenin beyaz perdeye aktarıldığını görmek için verdikleri on yıllık uğraşın bir sonucu.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Real D, Dolby Digital 3D ve IMAX 3D ile “Beowulf” sizi kahramanlar çağına götüren benzersiz ve çok canlı bir deneyim sunuyor. “Beowulf” ülkemizde de Ankara AFM Ankamall ve İstinye AFM Park sinemalarında IMAX 3D formatında, Kadıköy Cinebonus (Nautilus) ve Levent Cinebonus (Kanyon) sinemalarında Digital 3D formatında gösterime girecektir.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Yıldız oyunculardan oluşan kadronun başını Ray Winstone (“The Departed”, "Sexy Beast") çekiyor. Kadronun diğer isimleri ise şöyle: Lanetli Kral Hrothgar rolünde Oscar® ödüllü aktör Anthony Hopkins; John Malkovich; Robin Wright Penn; Brendan Gleeson; Crispin Glover; Alison Lohman; ve Grendel’ın annesi rolünde Oscar® ödüllü aktris Angelina Jolie. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Warner Bros. Pictures, Shangri-La Entertainment işbirliğiyle, bir ImageMovers yapımı olan “Beowulf”u sunar. Başrollerini Ray Winstone, Anthony Hopkins, John Malkovich, Robin Wright Penn, Brendan Gleeson, Crispin Glover, Alison Lohman ve Angelina Jolie’nin paylaştığı, Neil Gaiman ve Roger Avary’nin senaryosunu kaleme aldığı filmi Robert Zemeckis yönetti. Filmin yapımcılığını Steve Starkey, Robert Zemeckis ve Jack Rapke, yönetici yapımcılığını Martin Shafer, Roger Avary ve Neil Gaiman, ortak yapımcılığını ise Steven Boyd gerçekleştirdi. “Beowulf”un görüntü yönetimi Robert Presley, yapım tasarımı Doug Chiang, kurgusu Jeremiah O’Driscoll, kostüm tasarımı ise Gabriella Pescucci imzasını taşıyor. Görüntü efektleri amirliğini Jerome Chen’in gerçekleştirdiği filmin müziği Alan Silvestri’ye, orijinal şarkıları ise Glen Ballard ve Alan Silvestri’ye ait. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif'][/font]
[FONT='Arial','sans-serif']ASIRLARA MEYDAN OKUYAN BİR KAHRAMANLIK DESTANI[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Zamanın sisinin perdelediği, kahramanların ve canavarların cirit attığı, macera ve yiğitlikler, zenginlik ve şanın hüküm sürdüğü büyülü bir dönemde, istisnai bir adam olan Beowulf, ürkütücü bir yaratık tarafından yok edilmenin eşiğindeki Danimarka krallığını kurtarmak üzere harekete geçer. Cüretkâr bir özgüven ve hırs yayan, iki metre boyundaki bu efsane Viking, bunun karşılığı olarak, tahta geçmeyi başarır. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Ülke halkına zulmedip, dehşet saçarak sürekli bir panik ve korku içinde olmalarına neden olan acımasız canavar Grendel yüzünden ülkesi harap olan Kral Hrothgar’ın yardımına koşan Beowulf’un adı krallığın dört bir yanına yayılır; yaptıklarını ve yiğitliğini anlatan şarkılar söylenmeye başlar. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif']Ülkeyi vahşi canavardan kurtarmak, Beowulf’a şöhret ve servet kazandırır. Muazzam zenginlikler ve baş döndüren akıl çeldiriciler önüne serilir. Yeni elde ettiği bu gücü ne kadar bilgece kullanacağı, bir savaşçı, kahraman, lider, koca ve en önemlisi de bir erkek olarak kaderini sonsuza dek belirleyecektir. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif']Beowulf” İngiliz dilinin günümüze kadar gelen en eski destansı şiiridir. Robert Zemeckis’in sinema uyarlamasında, büyük canavarlar ve kahramanlar, iyiyle kötü arasındaki sonsuz mücadele, ve yiğitlik ile şöhretin yapısının irdelenmesi gibi, şiirdeki karakterler ve temalarının pek çoğu mevcut olsa da, okullarda okunan “Beowulf”tan kesinlikle çok farklı.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif']“Doğrusu, orijinal şiire dair hiçbir şey bana hitap etmedi. Orta okulda bize onu okuma ödevi verilmişti ve ben şiirden hiçbir şey anlamamıştım çünkü Eski İngilizce’ydi” diyen Zemeckis, sözlerini şöyle sürdürüyor: “O berbat ödevlerden biriydi. Sonrasında bunu gerçekten bir daha hiç düşünmedim; ilginç bir hikaye olacağı asla aklıma gelmedi. Ama Neil Gaiman ve Roger Avary’nin yazdığı senaryo okur okumaz ilgimi çekti. Onlara, ‘Şiirin kendisi benim için o kadar sıkıcı olduğu halde, senaryo nasıl oluyor da bu kadar büyüleyici olabiliyor?’ diye sordum. Bana verdikleri yanıt şöyleydi: ‘Şiir 7 ile 12. yüzyıl arasında bir tarihte yazılmıştı. Ama hikaye bundan önceki asırlar boyunca anlatılagelmişti. 7. yüzyılda sadece keşişler yazı yazmayı biliyordu. Dolayısıyla, büyük ölçüde düzeltme yaptıklarını varsayabiliriz’. Neil ve Roger metnin derinliklerini irdelemiş, satır aralarını okumuş, kaynak malzemedeki gedikleri sorgulamış ve keşişlerin neyi neden düzelttikleri (ya da ekledikleri) konusundaki teorileri doğrultusunda eklentiler yapmışlardı. Şiirin özünü korumayı başardılar ama çağdaş izleyicilerin anlayabileceği bir hâle getirdiler ve bu süreç sırasında devrim yaratacak bazı keşifler yaptılar. Bunun akademi dünyasında tartışma yaratması gerekir”.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Hikayeyi daha da geliştirmek için yazarlarla çalışan Zemeckis, bir bakıma, lise öğretmenini gururlandıracak şekilde konunun öğrencisi oldu. “Okuduğumda senaryoya o kadar ilgi duydum ki, şiiri tekrar tekrar okudum, ‘Beowulf’ uzmanlarıyla konuştum ve kendimi efsanenin içine gömülmüş buldum. ‘Beowulf’taki pek çok tema İncil’den alınmış: Bir kahramanın serüveni, iyi ile kötü arasındaki savaş ve şanın bedeli. Görüyorsunuz ki ‘Beowulf’ Conan’dan Süpermen’e, İnanılmaz Hulk’a tüm modern kahramanlara temel oluşturuyor” diyor Zemeckis. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif']Yapımcı Jack Rapke ise şunları ekliyor: “Beowulf efsanesini bu kadar cazip kılan şey, eski zamanlardan beri, en azından bilinçaltımızda, var olmuş canavarlar ve akıl çelen yaratıklarla dolu, harika bir aksiyon-macera-mitoloji-destan dünyasında geçmesi”.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Gaiman ve Avary’nin yetenekleri bu proje için mükemmeldi. Gaiman, biyografisinde de belirtildiği gibi, “…Dictionary of Literacy Biography’de(Edebiyat Biyografisi Sözlüğü) dünyanın yaşayan en iyi on post modern yazarından biri olmanın yanı sıra, nesir, şiir, sinema, gazetecilik, çizgi roman, şarkı sözü ve drama alanlarında tanınmış bir yetenek olarak kabul ediliyor”. Gaiman, özellikle, DC Comics’in “Sandman” (Kumadam) çizgi roman serisinin hayranları tarafından sevilen bir isim. Bu çizgi roman dokuz kez Will Eisner Çizgi Roman Endüstrisi Ödülü, üç kere de Harvey Ödülü kazandı; Sandman’in 19. sayısı en iyi kısa hikaye dalında 1991 Dünya Fantezi Ödülü’ne layık görülerek, bir çizgi romanın ilk kez edebi bir ödül almasını sağladı.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif']Avary de aynı şekilde karanlık, sıradışı ve çığır aşan senaryolarıyla ve filmleriyle tanınıyor. Bunlardan biri kendisine senaryo dalında (Quentin Tarantino’yla ortaklaşa) Oscar® kazandıran “Pulp Fiction/Ucuz Roman”dı. Avary, yönetmen olarak da, iz bırakan kült filmlere imza attı. Bunlar arasında, Cannes’da ödül kazanan “Killing Zoe”ile Bret Easton Ellis’in romanından uyarlanan “The Rules of Attraction” bulunuyor.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Gaiman ve Avary birlikte çalışmaya ilk olarak Gaiman’ın “Sandman”ini beyaz perdeye uyarlamaya karar verdiklerinde başladılar. Proje hiçbir zaman hayata geçmeyince, iki yetenek ruh kardeşi oldukları gerçeğini kabul ettiler. Yine de, Beowulf şiirini beyaz perdeye uyarlamak, Gaiman ve Avary için uzun, tuhaf ama sonuçta ödüllendirici bir serüven oldu. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] “Roger’la Sandman sürecinde dost olduk. Ondan ve aklının çalışma biçiminden çok hoşlandım” diyen Gaiman, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bir ara, Roger bana her zaman Beowulf’u sinemaya aktarmak istediğini ama ilk iki perdeden sonra bir türlü üçüncüye geçemediğini söyledi. Bunun nedeni şiirin yapısı: En başında Beowulf’un dövüşü, sonra Grendel’ın annesiyle dövüşü var; bunun ardından şiir 50 yıl ileri gidiyor ve Beowulf ejderhayla dövüşüyor. Bu üç perdeli normal senaryoların yapısına uygun değildi. Bunu aşmanın birkaç yolunu önerdim. Bir an suskunluk oldu ve Roger, ‘Ne zaman müsaitsin?’ diye sordu”.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] “Temelde, Neil’in sunduğu fikir benim üzerinde on yıldır çalıştığım Beowulf’a ilişkin bir bileşik alanlar teorisinin kilit öğesiydi” diyor Avary ve ekliyor: “Şiir bana her zaman biraz kopuk göründü; ve özellikle, Beowulf asla anlatıcıların en güveniliri gibi gelmedi. Örneğin, Grendel hiçbir zaman Hrothgar’a saldırmıyor; ona sadece işkence ediyor. Neden? Bu beni her nedense daha önce kimsenin sormadığı çok basit bir soruyu sormaya itti: Grendel'ın babası kim? Bu soru beni gerçekten rahatsız etti. Grendel'ın tüm davranışları bu düşüncenin ışığında bakınca anlam kazandı. Sonrasında, Beowulf, Grendel'ın kolunu koparıyor ve Grendel ölmek için mağarasına kaçıyor. Grendel'ın annesi karşı saldırıya geçince, Beowulf, sözde Grendel’ın annesini öldürmek için mağaraya dalıyor. Ama mağaradan Grendel’ın başıyla çıkıyor, annenin başıyla değil ki bu gerçekten şaşırtıcı. Beowulf, Grendel’ın annesini öldürdüğünü söylüyor; bu konuda elimizde onun sözünden başka bir şey yok. Peki anneyi öldürdüğüne dair kanıt nerede? O zaman anladım ki Beowulf da Hrothgar’ın düştüğünü sandığım tuzağa düşmüştü: Bir sirenin çağrısına kapılmıştı. Şeytanla anlaşma yapmıştı”. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif']Avary sözlerini şöyle sürdürüyor: “Sonra, şiirin ikinci yarısında, Beowulf kral olduktan sonra, bir ejderha ona ve krallığına saldırıyor. Bunun diğer şeylere nasıl uyduğunu çözemedim. Neil’a teorimden bahsediyordum ki ejderhanın Beowulf'un oğlu olabileceği görüşünü ortaya attı. Bir anda, Beowulf destanının hep kopuk gibi görünen iki yarısı mükemmel bir şekilde birleşti. Böylesine gerçek olması inanılmazdı. Yapının bu öğelerinin asırlar içinde sözlü olarak nesilden nesle aktarılırken kaybolmuş olması ve daha sonra Hıristiyan keşişler tarafından şimdi ‘MS Cotton Vitellius A.xv.’ olarak bildiğimiz parşömene aktarılırken eklenen Hıristiyanlık öğeleriyle daha da bozulmuş olması mümkün".[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Gaiman ve Avary orijinal şiirin uygunsuz yapısını fark etmiş ilk kişiler değiller. David Wright, Beowulf’un Penguin Classicsbaskısında “…erken dönem Beowulf eleştirmenleri ve yorumcuları, hatta sonrakilerden de pek çoğu, hikaye örgüsünün çarpıklığı konusunda alaycıydılar. Zira şiirin kendisi de biraz arapsaçı gibi; İskandinav kabilelerinin tarihinden parçalarla ve ilgisiz gibi görünen olay ve efsanelere göndermelerle dolu” diyor. Wright, ayrıca, Lord of the Rings’in yaratıcısı J.R.R. Tolkien’ın Beowulf’un gücünü hep takdir ettiğini belirtiyor. Ünlü Beowulf: The Monsters and Critics adlı denemesinde, Tolkien, diğer şeylerin yanı sıra, Beowulf’un bir süper kahraman olsa da, sonuçta bir insan olduğunun ve düşüşüne de bu insani özelliklerin yol açtığının altını çiziyor: “O bir insan ve bu durum o ve pek çoğu için yeterli bir trajedi”. Zemeckis de şiirin kahramanına benzer bir bakış sunuyor: “Bizim Beowulf’umuz ise biraz daha kusurlu, bir tanrıdan çok bir insana benziyor. O bir Thor karakteri değil. Pek çok kusuru olan gerçek bir insan; bu kusurların başında kibir geliyor”.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Tolkien ana karakterlerini yazarken Gaiman ve Avary kadar çok eğlenmemiş olsa gerek. “Roger’la birlikte Meksika’ya uçtuk. Bir haftalığına bir arkadaşının evini kullandık. Tam bir çılgınlık haftasıydı” diyen Gaiman, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Etrafımız bulabildiğimiz tüm Beowulf çevirileriyle doluydu; hatta aralarında bir sayfasında Eski İngilizce, bir sayfasında da modern İngilizce çevirisi olanlar vardı. Bilgisayarlarımıza gömüldük ve deli gibi yazmaya başladık. Eve elimizde bir senaryoyla döndük; bu, Bob Zemeckis’in okuyup, hemen yapmak istediği senaryoydu”. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Çığır açan “The Polar Express/Kutup Ekspresi” filminde kendi geliştirdiği ‘performans yakalama’ adı verilen bir format kullanan Zemeckis, bu yeni tekniğin Gaiman ve Avary’nin destansı “Beowulf”una hayat vermek için mükemmel olduğunu düşündü çünkü bu hikayede yaşamın kendisinden büyük kahramanlar ve iblisler ve tamamı mistik bir ülkede geçen görkemli savaşlar vardı. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Yapımcı Steve Starkey, “Bob bu hikayeyi daha önce ‘Polar Express’te kullandığımız yeni teknikle anlatabilme olasılıklarını gördü” diyor. Performans yakalama tekniğinin avantajlarından biri, Starkey’nin de belirttiği gibi, teknolojiden çok oyunculara dayanması: Çok sayıda sensör, giydikleri vücuda oturan likralı kıyafetler sayesinde, oyuncuların yüzlerine ve vücutlarına bağlanıyor; bu sayede, oyuncuların canlı performansları bilgisayara aktarılmak üzere “yakalanıyor”. Tüm aksiyon, ‘hacim’ adı verilen, 40 kamera alabilen kadranlara bölünmüş, görünmez bir odacıkta gerçekleşiyor. (‘Hacim’ performans yakalama dilinde platoya karşılık geliyor çünkü kameraların sahneleri üç boyutlu olarak görüntülemesine olanak tanıyor. ‘Hacim’in Klasik geometri formülü, bilindiği gibi, yükseklik, en ve boyu temsil eden x, y, ve z’nin çarpımıyla elde edilir). Teknik olarak, hacim, her yüzün ve hareketin yakalanabildiği, tüm kameraların odaklandığı bölgedir. Performans yakalama seanslarında elde edilen kayıtlar ya da “kayıtlardan kesitler” kurgulanabilir, birbirine geçirilebilir, birleştirilebilir ve örtüştürülebilir. Zemeckis’in “The Polar Express”te ortaya koyduğu gibi, elde edilen sonuçlar “çizgi filmi andırmayan”, daha çok oyuncuların ve yönetmenin gerçek yaratıcılıklarını yansıtan zorlayıcı bir yeni tarzdır. [/font]
[FONT='Arial','sans-serif']Zemeckis, bu kez de, “Beowulf”da söz konusu tekniği bir üst seviyeye taşımaya hazırdı. Starkey bu konuda, “Performans yakalama tekniğiyle bir film yaptığınızda, iki şekilde oyuncu seçimi yapabilirsiniz; biri performans bazında, diğeri de benzerlik bazında. Dolayısıyla, filmde karakterin nasıl göründüğünü o karakteri canlandıran oyuncunun görüntüsünden ayırabilirsiniz” diyor ve devam ediyor: “Filmi bu stilde yapmaya karar verme nedenlerimizden biri bu; örneğin, bu gezegende hiç kimse Bob’ın Beowulf için hayalinde canlandırdığı fiziğe sahip değildi, ya da Bob’ın film için istediği düzeyde bir performans sergileyemezdi. Beowulf hayatın kendisinden bile büyük biri; tek başına hiçbir insan oyuncu Bob’ın karakterde gördüğü her şeyi hayata geçiremezdi. Peki, bu uyuşmazlık nasıl giderilebilirdi? Rolü en iyi aktöre vererek ve İsa’yı andıran iki metre boyunda birini bilgisayarda yaratarak. Aynı şey Grendel için de geçerli. Geleneksel bir filmde Grendel’ı yaratmak için, 3,5 metrelik bir kuklayı alıp, ek bilgisayar grafik desteğiyle onu hayata geçirmemiz gerekecekti. Oysa bu teknikle, mükemmel bir oyuncunun, protezler ve rahatsız giysiler olmadan, Grendel’ın tüm acısını ve ızdırabını yansıtabilmesine olanak tanıdık. Bu filmi geleneksel yöntemlerle çekseydik, tüm bunları asla yapamazdık”.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Yapımcı Rapke’nin bu konudaki yorumu ise şöyle: “Mitolojik bir fabl olduğu için, foto gerçeklik çok büyük önem taşımıyordu. Ayrıca, Bob’ın hayalini kurduğu görsel konsepti iki boyutlu bir dünyada yaratmak neredeyse imkansız olurdu. Performans yakalama tekniğini kullanmak her rol için mükemmel olduğunu düşündüğümüz oyuncuyu seçebilmemize olanak tanıdı. Dolayısıyla, bizim açımızdan, bazı engelleri aşmak ve geleneksel canlı formatta yapılması imkansız bir çok şeyi yapabilmek için tek çözüm buydu”.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] Avary ise şunları söylüyor: “Benim için ilginç olan şey performans yakalama sürecinin filmin gerçekten performansa dayalı olmasını sağlamasıydı. Bunu her zaman bir oda tiyatrosu eseri gibi görmüşümdür; sarayda geçer ve, insanların çok sayıdaki ilişkilerinde entrikalar vardır. Her zaman, yapımın tam anlamıyla hayata geçen, duyumsal bir deneyim olmasını istedim. Bir de, Bob’ın şöyle söylediğini hatırlıyorum: ‘Hadi, beyler, ne istiyorsanız yapın. Beowulf ejderhayla dövüşüyorken, bırakın gerçekten ejderhayla dövüşsün’. Hiçbir kısıtlama içine girmedik; bu sayede, Neil’la birlikte normalde filmlerde yaşadığımız tereddütler olmadan yazabildik”.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif'] İlk başta filmi kendisi yönetmek niyetiyle senaryoyu yazmışsa da, Avary sonradan gördü ki Zemeckis’in performans yakalama modeli, vizyonunu beyaz perdeye aktarmak için en iyi yoldu. Kendisini şaşırtan ve koltuklarını kabartan şey ise, film yapım sürecinin bir parçası olmayı sürdürmesiydi.[/font]
[FONT='Arial','sans-serif']“Diğer Hollywood senaryolarının çoğunda, Sibirya’da bir çalışma kampına hapsedilirdim. Tam olarak beklediğim şey buydu. Bunun tam tersini istemesi, Bob’ın hem ne kadar harika bir yönetmen hem de ne kadar harika bir insan olduğunun kanıtı. Egodan arınmış bir şekilde, beni de sürece davet etti. Neil ve benim film için çok belirgin bir bakışımızın olduğunu kabul etti ve bizim katkı ve katılımımıza kucak açtı” diyor Avary[/font]
__________________







Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:48 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0
Abonem.COM
Abonem Toplist

Arama - Toplist - Sohbet - Chat - muhabbet


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238